YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5054
KARAR NO : 2013/9272
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
Müşteki … tarafından davaname ile babalık davası açılması için yapılan talep üzerine, Cumhuriyet Savcılığının baba ile çocuk arasındaki soybağının belirlenmesi hususunda davaname ile dava açma görevinin bulunmadığından bahisle Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.05.2010 tarihli ve 2010/1543 soruşturma, 2010/428 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile davaname açılması yönünde dosyanın Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin, mercii Siirt Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 08.07.2010 tarihli ve 2010/414 D.İş sayılı kararı kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Mercii Siirt Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/a maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcısının kayıt düzeltme davası açma görevi bulunduğundan bahisle itirazın kabulü ile davaname açılması yönünde dosyanın Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiş ise de,
Müştekinin 2004 yılında Cizre Asliye Hukuk Mahkemesine babalık davası açarak, babası olduğunu iddia ettiği … ile dini nikahla evli olan annesi … çocukları olduğunu iddia ettiği, ancak babalık davasının reddine karar verilerek, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.06.2005 tarihli ve 2005/7905 Esas, 2005/8740 sayılı ilamı ile kararın onanarak kesinleştiği, bu kez müşteki …’nin Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 13.05.2010 tarihli dilekçesinde, kendi nüfus kaydına göre baba adının … anne adının … olarak gözükmesine rağmen, babası olduğu iddia ettiği … ait nüfus kaydında kendisinin … çocuğu olarak yer almadığını, davaname açılmak suretiyle kaydın düzeltilmesini talep ettiği,
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca müştekinin talebinin nüfus kaydının düzeltilmesi davası olmadığı, baba ile çocuk arasındaki soybağının belirlenmesi hususunun 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 301. maddesinde düzenlenen babalık davası ile çözümlenebilecek bir mesele olduğu, bu konuda da hukuk mahkemesine açılmış bir dava bulunduğu ve davanın Cizre Asliye Hukuk Mahkemesince reddedilerek kesinleştiği, soy bağının belirlenmesi hususunda savcılığın davaname ile dava açma görevinin bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği nazara alındığında, itirazın
reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 27.05.2013 gün ve B.03.0.CiG.0.00.00.04-105-73-7497-2010/12287/64863 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla yapılan incelemede;
Müşteki … tarafından, kendi nüfus kaydında babası olarak belirtilen … adlı kişinin gerçek babası olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin Türk Medeni Kanununun 301. maddesi uyarınca açılarak bir babalık davası ile çözümlenebileceği, bunun 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesinde öngörülen bir nüfus kaydı düzeltme davası olmadığı, tanımaya ilişkin bir özel hukuk sorunu olduğu anlaşıldığından ihbarname içeriğindeki düşünce yerinde görülmüş olmakla Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2010 tarih ve 2010/414 D.İş sayılı kararının; CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde merciince yapılmasına ve dosyanın merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.