Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1520 E. 2012/1677 K. 15.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1520
KARAR NO : 2012/1677
KARAR TARİHİ : 15.02.2012

Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar … ve …’nin yapılan yargılamaları sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından mahkûmiyetlerine dair … 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.01.2007 gün ve 2005/174 Esas, 2007/19 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;
Oluşa uygun olarak sanıkların işlediği kabul olunan reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 10.02.2004 tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar haklarındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar hakkında nitelikli cinsel istismar suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 24.05.2006 tarihli raporunda mağdurenin durumunun hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceğinin belirtilmesine karşın mağdure ile aynı köyde de oturmayan sanıkların mağdurenin akıl hastası olduğunu ne şekilde bildiklerine ilişkin deliller gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
kemik grafileri incelenerek yaş raporu alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan da görüş sorulup mağdurenin gerçek yaşının bilimsel biçimde saptanmasından sonra, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine, radyoloji uzmanının bulunmadığı sağlık kurulu raporu ile yetinilerek hükme varılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Suçun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesini ağırlaştırıcı neden olarak kabul eden 5237 sayılı TCK.nın 103/3. maddesindeki bu değişiklik 29.06.2005 tarih ve 5377 sayılı Kanun ile maddeye sonradan eklendiğinden sanıklar aleyhine uygulanamayacağı gözetilmeden bu madde ile de artırım yapılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.