YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2591
KARAR NO : 2021/13771
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2018/282-2020/81
Dava, aksi Kurum işlemlerinin iptali ile, yaşlılık aylığı tahsisine hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozmaya uyularak davanın konusuz kalması nedeniyle reddine dair, karar vermiştir.
Hükmün, davacı miraçıları ve davalı Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi uyarınca; “Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanunun 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Kanunun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Eldeki davada ise, davacı hakkında davalı Kurumun işlemine göre davanı konusuz kalmış olmasına ilişkin mahkeme yaklaşımı yerinde ise de, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek yerine, davanın esası hakkında karar verilmiş anlamını ortaya çıkaracak şekilde davanın reddine dair karar verilmesi hem kendi içerisinde çelişki hem de infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olup, bu hususun dikkate alınmaması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1. bendinin tamamen silinmesi ile yerine: “1-Konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı murislerinden alınmasına, 09.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.