YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22985
KARAR NO : 2013/12846
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık … ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan sanık …’ın beraatine, sanık … hakkında ise atılı suçlardan ceza verilmesine yer olmadığına dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.05.2010 gün ve 2008/30 Esas, 2010/141 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında verilen beraat hükmünün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlerin incelenmesinde ise;
Oluşa uygun kabule göre, sanık ile mağdurenin olay tarihinden yaklaşık 2 ay önce arkadaşları vasıtasıyla tanıştıkları, bir süre telefonda görüştükten sonra aralarında anlaşarak kaçmaya karar verdikleri, olay günü mağdurenin kuran kursuna gidiyorum diyerek evden ayrıldığı, ancak kursa gitmeyerek sanık ile …’da buluştuğu, birlikte sanığın yaşadığı köye gittikleri, burada 2 gece birlikte kaldıkları ve 2 kez cinsel ilişkiye girdikleri, mağdurenin babasının şikâyeti üzerine mağdurenin bulunarak ailesine iade edildiği; dosyada mevcut mernis doğum tutanağına göre mağdure hastane doğumlu olup, kayden 14 yaş 10 aylık ise de, 15 yaşını ikmaline kısa bir zaman kaldığı, mahkemece duruşmada yapılan gözlemde mağdurenin çocuk görüntüsünün olmadığı, 17-18 yaşında göründüğünün zapta geçirildiği, … Devlet Hastanesince 17.06.2008 tarihli rapora göre mağdurenin olay tarihinde 16-17 yaşlarında olabileceğinin belirtildiği, ayrıca Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca verilmiş 19.12.2008 tarihli rapora göre de mağdurenin kemik yaşının 16 yaş içerisinde olduğunun bildirildiği, mağdurenin, kendisinin yaşını sanığa 18 olarak söylediğini beyan ettiği, sanığın da bu şekilde mağdurenin kendisine 18-19 yaşları civarında olduğunu söylediği şeklinde beyanda bulunduğu, tanışma ve arkadaşlıklarının uzun zamana dayanmadığı, mağdurenin ve babası olan müştekinin 26.02.2008 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi oldukları anlaşılmakla, mağdurenin yaşının 15’ten büyük gösterdiği hususunda hataya düşüldüğünün kabulü ile sanığın gerçekleştirmiş olduğu eylemlerin TCK.nın 104/1 ve 234/3. maddelerindeki suçları oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.