Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/2920 E. 2013/19593 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2920
KARAR NO : 2013/19593
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.10.2012 tarih ve 2009/319-2012/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Tita (Birsenler Tekstil A.Ş.)’nin … bayii olduğunu, bu şirket ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme gereğince söz konusu ürünlerin davalı şirket aracılığıyla taşındığını, müvekkilinin bayiliğini yaptığı şirketin müvekkiline ulaştırmak üzere davalı şirkete verdiği ve 26/09/2008 tarihinde müvekkilinin eline ulaşması gereken ürünlerin davalı şirketin gereken özeni göstermemesi nedeniyle … Şubesi’nde kullanılamaz hale geldiğini, davalı şirket yetkililerince hasar gören ürünlerin tespitinin yapıldığı ve söz konusu ürünler için 35.388,80 TL.zarar olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin bayiliğini yaptığı şirkete hasar gören ürün bedeli olan 35.388,80 TL’yi ödemesine rağmen davalı şirket tarafından müvekkilinin zararının karşılanmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’.nin hasar tarihi olan 26/09/2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 22/06/2008 tarihinde aşırı yağış sebebiyle davalı şirketin … Şubesi’nde meydana gelen su basması sonucunda davacıya ait emtiaların suya maruz kaldığı, davalı şirketin sigortalı olması sebebiyle dava dışı Güneş Sigorta A.Ş. tarafından hasara ilişkin inceleme yapıldığı, kargoda bekleyen ve zarar gören 115 adet giyim eşyasının hasar tarihi tarih itibariyle en az değerinin 4.545,00 TL olduğu, davacı tarafından zararın daha fazla olduğunun ispat edilemediği, zararın taşıyıcı davalı tarafından karşılanması gerektiği, davacı tarafça gönderilen ihtarnamelerde zarar miktarının belirtilmediği, bu nedenle temerrüdün dava tarihi itibariyle gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.545,00 TL tazminatın davalıdan dava tarihi olan 07/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporunda hasar gören emtialar için belirlenen en az değer üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, TTK’nın 785. maddesinde yer alan ”Ziyadan doğan tazminat; ancak, taşıma senedine geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ve fakat taşıyıcıya bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut ise ona, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur” hükmü gereğince herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi, görüşüne başvurulan bilirkişi mimar olup, hasar gören tekstil ürünleri konusunda uzman olmadığı açıktır. Bu itibarla tekstil sektöründe uzman bir bilirkişinin de içerisinde bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınmak ve sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, konusunda uzman olmayan bilirkişinin raporuna itibar edilerek hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Diğer taraftan, davacı tarafça davalıya gönderilen 20.04.2009 tarihli ihtarın usulünce düzenlenmiş bir temerrüt ihtarı niteliğinde olduğu, bu durumda anılan ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi ve verilen atıfet mehli nazara alınarak, temerrüdün ve faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 286,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.