Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10181 E. 2021/15896 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10181
KARAR NO : 2021/15896
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı, fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı….’e ait… Köyü hudutları içinde bulunan mücavir alan adresindeki çiftliğinde 01.02.2010 – 01.11.2014 tarihleri arasında çalıştığını, çalışmasının Kuruma bildirilmediğini beyanla müvekkilinin 01.02.2010 – 01.11.2014 tarihleri arasında davalı işverene ait çiftlik işyerinde asgari ücretle ve iş akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı vekili, davacının söz konusu çiftlikde hiç çalışmadığını, çiftlikde bulunan evde oturduğunu ancak tarım işinde çalışmadığını, kendi evinin işlerini yaptığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i Müdahil Kurum vekili, davacının iddiasını resmi ve yazılı belgelerle ispatlaması gerektiğini, sırf tanık beyanlarıyla ispatın mümkün olmadığını, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kabulü ile; Davacının davalı …Köyünde bulunan ve tarımsal faaliyet gösteren işyerinde 01.02.2010-01.11.2014 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
B- BAM KARARI
Davalı vekili ile fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle; …. İş Mahkemesi’nin, 01.03.2018 tarihli, 2015/196 E, 2018/87 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Davanın kısmen kabulüne, davacının davalı …’e ait Köyünde bulunan ve tarımsal faaliyet gösteren işyerinde 01.07.2010 – 30.09.2010, 01.07.2011 – 30.09.2011, 01.07.2012 – 30.09.2012, 01.07.2013 – 30.09.2013, 01.07.2014 – 30.09.2014 tarihleri arasında 450 gün asgari ücretle hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildi.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, davacının kayden çalışmasına dair belge bulunmadığını, bordro tanığı olmadığını, kamu tanıkları beyanları doğrultusunda karar verildiğini, davacının eşi …’ın hizmet tespiti davası kabul edildiğini, ekonomik durumları kötü olan davacı ve eşinin, davalının iyiniyetli davranarak ücret verilmeksizin sadece çiftlik evinde kaldıklarını, davacının Ek 5 Tarım sigortalılığının bulunduğunu, davacının geçirdiği rahatsızlıklar nedeniyle iddia ettiği çalışmaları yapmasının mümkün olmadığını, Ahududu yetiştiriciliğinin mayıs ve haziran ayları arasında olduğunu, davacının çiftlik evinde kendi ailesinin ev işlerini yapan bir ev hanımı olduğunu, torunlarına baktığını, davacının eşinin, davalıya ait çiftliğin bulunduğu köyde bir başkasına ait tarlayı kiralayıp susam ektiklerini, dinlenen tanıklar …, …, …, …, … ve …’ın davacının davalının yanında çalışmasına ilişkin bir beyanlarının bulunmadığını, davacının 2010 -2011 yıllarında … köyünde ikamet ettiklerini, bilirkişi tarafından uzun süre tedavi gören davacının tedavi evraklarının dikkate alınmadığını, kamu tanıklarının davacının çalışıp çalışmadığını bilmediklerini, yazın çiftlikte bir faaliyetin olmadığını beyan ettiklerini, ileri sürerek kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Fer’i Müdahil kurum vekili; Dosya kapsamından davacının davalıya ait yerde hizmet akdine tabi olmaksızın ücretsiz kaldığını, davacının tarla kiralamak suretiyle sebze ve meyve yetiştirip kendi ihtiyaçlarını karşıladığını, davacının çalışmalarının tam ya da kısmi süreli olup olmadığının açıklığa kavuşturulmadığı, mevsimlik çalışma olgusunun irdelenmediği, davacının Ek 5 Tarım sigortalılığının değerlendirilmediğini, soyut tanık beyanları dikkate alınarak hüküm verildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, davacının çiftlikte sürekli ve kesintisiz çalıştığını, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğu yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki davada, davalı …’e ait ….Köyü hudutları içinde bulunan mücavir alan adresindeki çiftliğinde 01.02.2010 – 01.11.2014 tarihleri arasında çalıştığını, çalışmasının kuruma bildirilmediğini beyanla 01.02.2010 – 01.11.2014 tarihleri arasında davalı işverene ait çiftlik işyerinde asgari ücretle ve iş akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut dosyada çalışıldığı iddia edilen iş yeri davalıya ait çiftlik iş yeri olup, söz konusu çiftlikte böğürtlen ve ahududu üretimi yapıldığı, davacının eşi ile birlikte çiftlik içerisinde bulunan evde sürekli ikamet ettikleri anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde yer alan İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 29.01.2020 tarihli yazısında böğürtlen ve ahududu üretiminde iş yoğunluğunun nisan -ekim ayları arasını kapsadığı, ancak gübreleme, budama, sulama, ürün toplama gibi tarımsal faaliyetlerin yılın tamamına yayıldığı, kış budamasının sonbaharda hasat bittiğinde (kasım) ve erken ilkbaharda (mart) yaz budamasının haziran ayında, taban gübresinin kasım-şubat ayları arasında yaz gübrelemesinin sulama ile birlikte mayıs- ekim ayları arasında, ürün toplama (hasat) işinin temmuz- eylül ayları arasında, sulamanın sıcaklığa bağlı olarak haziran-ekim ayları arasında, yabancı ot mücadelesi,çapalama, koparma, ilaçlama vb. Gibi işlerin mart- ekim ayları arasında yapıldığının bildirildiği, çiftçi kayıt sistemi belgesine göre 01.12.2008-01.12.2014 döneminde ekim, dikim, hasat yapıldığı görülmektedir.
Mahkemece, davacının çiftlikteki çalışmasının ürün toplama (hasat) dönemi olan temmuz-eylül ayları arasında olduğu değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. İhtilaf konusu dönemde, söz konusu çiftlikte ahududu ve böğürtlen üretiminin yapıldığı gerek çiftçi kayıt sistemi belgelerinden gerek tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Diğer yandan İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ilgili yazısı ile de böğürtlen ve ahududu üretiminde yapılması gereken işler ve bu işlerin yapılma dönemleri bildirilmiş olup, üretime yönelik işlerin yılın tamamına yaygın olarak yapıldığı görülmektedir. Mahkemece hasat döneminde çalışıldığı kabul edilmiş ise de ürünün hasat edilmesinden evvel diğer işlerin de yapılmış olması gerektiği tartışmasızdır. Bu itibarla ahududu ve böğürtlen üretiminde yapılması gereken budama, gübreleme, sulama, yabancı ot ile mücadele, çapalama, koparma, ilaçlama, vb. gibi işlerin nasıl ve kimler tarafından yapıldığı araştırılarak, irdelenmeli, bu hususlar açıklığa kavuşturulduktan sonra davacının çalışması bu kapsamda değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 13.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.