Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/12488 E. 2013/17676 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12488
KARAR NO : 2013/17676
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/06/2010 tarih ve 2005/522-2010/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, TMSF’nin aralarında davacı şirketinde bulunduğu, Uzan Grubuna ait şirketlerin ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimine el koyduğunu, fon kurulu tarafından muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede, kasada olması gereken nakit ve çek tutarları ile mevcutlar arasında fahiş fark bulunduğunun belirlendiğini, denetim kurulu raporu ile bu açığın, fiili olarak şirket kasasına ödenmediği halde, fiktif olarak ödenmiş gibi gösterilen apel ödemelerinden kaynaklandığını ileri sürerek 19/03/2003 tarihinden bu yana ödenmemiş olan 250.000 TL apel alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin şirket adına hiçbir işlem yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin şirkete hiçbir görevde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, dava açılması için genel kurul tarafından alınmış bir karar bulunmadığını ve müvekkilinin şirket çalışanı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … ve …, şirket adına hiçbir işlem yapmadıklarını ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davalı … , davacı şirkette hiçbir zaman çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin şirket ile hukuki ve fiili bir bağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar …, … ve …vekili, müvekkilinin şirket ile bir ilgilerinin bulunmaması nedeniyle apel alacağından sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, Müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, şirket ortağı olmayan müvekkilinin apel alacağı ile sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını ve müvekkilinin apel alacağından sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını ve iddiaların somut bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin görevi sırasında kasa açığının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin şirket ortağı olmadığı için sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğu dönemdeki ödemelerin düzenli olarak yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin şirket ortağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin muhasebe çalışanı olarak bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin şirket ortağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinin kaydi olduğunu ve aktif bir görevde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar … ile Kemal, Yavuz ve … vekilleri davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin görevi sırasında apel ödemelerini gereği gibi ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin YMM olarak vergi danışmanlığı hizmeti verdiğini ve bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tespit edilen kasa açığının başka şirkete olan borcun kapatılması amacıyla yapılan aktarma işleminden kaynaklandığı, şirketin faaliyet alanında yasa dışı işlemler yaptığına dair iddia ve kanıt bulunmadığı, davacı şirketin ayrı bir kasasının bulunmaması nedeniyle işlemlerin grubun merkez kasasından gerçekleştirildiği, yönetim kurulu üyelerinin bunu denetleme imkanlarının bulunmadığı ve bazı davalıların şirkette yönetici ve ortaklık sıfatlarının dahi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalılar …, …, …, … ve … hakkında açılan dava takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı taraf davalıların ortaklardan tahsili gereken apelleri zamanında tahsil etmemek suretiyle şirketi zarara uğrattıklarını ve bu zarardan sorumlu olduklarını ileri sürmüştür.
Bir sermaye şirketi olan Çağdaş Medya A.Ş.’nin apel borçlarının zamanında tahsil edilmemesinin şirket yönünden zarar teşkil edeceği tabii olup, apellerin süresinde ödenmemesinden sonra makul sürede bu hususta yasal girişim yapılmaması ile doğan zarar için öncelikle ortağa gidilmesine gerek bulunmamaktadır. Şirket, hem ortaktan hem de o tutarı zamanında tahsil etme girişiminde bulunmayan sorumlulardan tahsilde tekerrür olmamak üzere bu tutarları isteyebilir.
Bu itibarla, mahkemenin gerekçesi anılan dönemde görevli bulunan şirket yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri bakımından doğru ve yerinde değildir. Mahkemece 6762 sayılı TTK’nın 338. ve 359. maddeleri uyarınca o dönemde görevli bulunan yönetim ve denetim kurulu üyeleri bulunan davalıların kusursuzluklarını ispatlamadıkları takdirde zarardan sorumlu oldukları kabul edilerek buna göre bir hüküm oluşturmak gerekirken, yazılı gerekçe ile bu davalılar yönünden bu husustaki talebin reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.