YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6973
KARAR NO : 2012/6792
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
Sarkıntılık suçundan hükümlü … hakkında 5237 sayılı TCK.nın uygulanıp uygulanamayacağı ile ilgili olarak … Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.05.2010 gün ve 2008/141 Esas, 2010/113 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı … Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık hakkında atılı suçtan kurulan 31.03.2005 gün ve 2004/142 Esas, 2005/63 Karar sayılı hükmün kesinleştiğinden bahisle mahkemece 13.06.2005 tarihli Ek Karar ve temyize konu yukarıda sayıları yazılı 12.05.2010 tarihli kararla uyarlama değerlendirmeleri yapılmış ise de; 31.03.2005 tarihli kararın sanığın dosyadaki son ev adresinden ayrılmış olması nedeniyle Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmesinden sonra tebligat tarihinde sanığın askerde olduğu belirlenip bu kez de …’te bulunan askerlik adresinde idari görevli astsubaya 27.05.2005 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 13.06.2005 tarihinde … Sulh Ceza Mahkemesine … İlgili Ceza Dairesine gönderilmek üzere verdiği dilekçede 31.03.2005 tarihli karardan 30.05.2005’te haberdar olduğunu ve asker olması nedeniyle temyiz edemediğini beyan ettiği, mahkemeye gönderilen bu dilekçe ile aynı gün … Cumhuriyet Başsavcılığına verilip … Cumhuriyet Başsavcılığına iletilen, infazın askerlik boyunca durdurulması talepli dilekçeler gereğince mahkemenin dosya üzerinden inceleme yaparak kararın kesinleştiğinden bahsedip 5237 sayılı TCK.nın 105. maddesi uyarınca sanığın cezasının yeniden belirlenmesine karar verildiği, bu hükmün askerdeki sanığa bizzat 22.06.2005 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın bu hükme yönelik yeni bir temyiz dilekçesi vermemesine rağmen, yukarıda mahiyeti açıklanan 13.06.2005 tarihli, 31.03.2005 günlü asıl hükme yönelik temyiz dilekçesi, 13.06.2005 tarihli uyarlama hükmüne yönelik temyiz kabul edilerek dosyanın …’a gönderildiği ve buna uygun tebliğname ile 5. Ceza Dairesince uyarlama kararı incelenip bozma kararı verildiği ancak 31.03.2005 tarihli asıl hükmün incelenmediği gibi sonraki süreçte de bozma üzerine uyarlama yargılaması yenilenip 2. kez aynı şekilde temyiz incelemesi yapılarak kararın bozulduğu anlaşılmıştır. Hâlbuki sanığın 13.06.2005 tarihli temyiz
dilekçesi süresinden sonra verilmiş olmakla birlikte temyize konu 31.03.2005 tarihli kararda CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırı biçimde başvurulacak kanun yolu, mercii ve süresinin gösterilmemesi nedeniyle aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluştuğu, bu itibarla sanığın 30.05.2005 tarihinde haberdar olduğu 31.03.2005 tarihli hükme yönelik 13.06.2005 tarihli dilekçesi eski hale getirme yoluyla süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olduğu ve belirtilen hükmün kesinleşmediği kabul edilerek 31.03.2005 tarihli asıl hükmün esasına ilişkin inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen eylemlerin temas ettiği sarkıntılık suçunun 765 sayılı TCK.nın 421/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanık hakkındaki 31.03.2005 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.