YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1415
KARAR NO : 2013/19601
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/03/2012 tarih ve 2007/193-2012/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, pay durumunun sorulması amacı ile çekilen ihtara verilen cevapta ortak olmadığının bildirildiğini, yapılan tespitte şirket kayıtlarında hisselerin başka şahıslara devredildiğinin belirlendiğini, hisse devir belgelerinde müvekkilinin imzalarının bulunmadığını, devrin de sözkonusu olmadığını belirterek, şirket payından doğan 21.286 Euro alacağın 23.08.2001 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının rızası ile hisselerini devrederek senetlerini teslim ettiğini, davanın, davacının senetlerini teslim ettiği …ve …adındaki şahıslara karşı açılması gerektiğini, davacının iyi niyetli olmadığını, eğer davanın kabulü yönünde bir karar çıkacak olursa davacının hisse senetlerinin bugünkü reel değerlerinin tespit edilerek ona göre karar verilmesi gerektiğini, Yönetim Kurulu Üyelerinin sorumluluğunun kusur sorumluluğu olduğunu, hisse senetlerinin davacı tarafından ciro edilmiş olması halinde devralanların pay defterine pay sahibi olarak kaydedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, pay defterine kaydın kurucu değil açıklayıcı olduğunu, birleşen davanın T.T.K’nun 340. maddesi yollaması ile 309/4. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak; Uşak Ticaret Sicil Memurluğundan alınan cevabi yazıda, pay devir işlemleri tarihinde davalı şirket yöneticilerinin birleşik davada davalılar olduğunun anlaşıldığı, ancak birleşik davanın T.T.K’nun 309. maddesinde öngörülen iki yıllık süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle birleşik davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, dava devam ederken davalı şirketin davacıyı yeniden davalı şirketin ortağı yaparak 7070 no’lu ortak olarak pay defterinin 7160 no’lu sayfasına kaydettiği, davacının nominal değeri 5 TL olan 200 adet (iki yüz) hissesinin bulunduğu, bu hisseler davacı adına kayıtlı olduğundan davacının bunları fiziken elden teslim alma olanağı bulunmadığı, davacının devir işlemlerinden önce davalı şirkette 200 hissesi bulunduğu ve davacının aynı hisselerle davalı şirketin ortağı yapıldığı, bu nedenle davanın davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle masraf ve ücreti vekalet ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 27,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 04/112013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.