YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8577
KARAR NO : 2021/16288
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Asıl ve bozmadan sonra birleşen davalar, rücuan tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde, Mahkemece uyulan bozma sonrası kararında, infazı mümkün olmayacak şekilde karar verildiği görülmektedir. Anayasamızın 141. maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesi benimsenmiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 149. (HMK’nun 28.) maddesinde de bu husus belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/son maddesindeki: “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü uyarınca hüküm fıkrasının infaza elverişli ve açık olması gerekmektedir.
Hükümler, davayı esastan çözümleyen, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır. Hüküm ile taraflar arasındaki uyuşmazlık sona erer ve hüküm kesinleşince artık o uyuşmazlık hakkında yeni bir dava açılamaz. HMK’nun 297/son maddesi gereğince hüküm fıkrasının açık olması taraflara bahşedilen vazife ve haklar, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde yazılmalı, hüküm infazı kabil olmalıdır. Dava açıldığı tarihteki şartlara göre karara bağlanmalı, şarta bağlı ve terditli hüküm kurulmamalı, hüküm fıkrasında asıl taleple birlikte yardımcı talepler hakkında da karar verilmelidir.
Yukarıda anlatılanlar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacı Kurum vekilince, asıl ve bozma sonrası birleşen davalar ile; 10.09.2009 tarihli iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiş olup, Mahkemece hükmüne uyulan bozma sonrası verilen kararla; “Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile asıl ve birleşen davalar birlikte değerlendirilerek davalılar … ve …’nin % 70, 3. Kişi Serkan Demir ve Yüksel Yüksel’in %2,5 er kusurlu olduğu anlaşılmakla, davacının davalılardan bağlanan gelirden kaynaklı isteyebileceği alacağının 28.699,05 TL olduğu anlaşılmakla birlikte taleple bağlı kalınarak, hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak olarak 28.699,05 TL’nin gelirin onay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı …’nin kabul beyanına ilişkin olarak 589,64 TL’nin gelirin onay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı …’den alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmişse de verilen karar infaza elverişli değildir.
Mahkemece, asıl ve bozma sonrası birleşen davalar yönünden, davacı Kurum talepleri dikkate alınarak, ayrı ayrı infaza elverişli bir şekilde karar tesisi yerine tüm talepler toplanarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Yine Mahkemece, kısmen kabul şeklinde hüküm kurulduğunun belirtilmesine karşın, kısmen kabul kararı verilme gerekçesine ilişkin bir açıklamanın yer almaması, diğer yandan taleple bağlı kalınarak karar verildiğinin ifade edilmesi hükmü kendi içinde çelişkili kılıp ve infazda tereddüte yol açacağından, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerden olan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olarak davanın yürütülüp sonuçlandırılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.