Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/18367 E. 2013/17265 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18367
KARAR NO : 2013/17265
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ : ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/04/2012 tarih ve 2009/126-2012/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıların “VERGİ TV” ve “VERGİ PORTALI” ibareli markaları uzun süredir kullanarak piyasada maruf hale getirdiklerini, müvekkillerinin www.vergitv.com ve www.vergiportali.com alan adlı, vergi ve diğer mali konularda önemli bilgiler veren ve yaygın şekilde kullanılan internet sitelerinin de sahibi olduklarını, anılan markaların uzun yıllardır müvekkili şirketlerin verdiği danışmanlık, yayın, haberleşme, eğitim hizmetlerinde, sempozyum ve seminerlerde, kitap ve dergilerde, elektronik ortamlarda çeşitli şekillerde kullanıldığını, davalının ise “VERGİ TV” ve “VERGİ PORTALI” markalarını 16, 35, 38. ve 41. numaralı sınıflarda haksız ve kötü niyetli olarak adına tescil ettirdiğini, ardından haksız tesciline dayanarak davacılara sözkonu markaları kullanmaması için ihtarname çektiğini, davalının vergi işaretini kullanabileceği herhangi bir faaliyet alanının bulunmadığını ileri sürerek, 556 Sayılı KHK’nın 8/III maddesi delaletiyle 42. maddesine göre davalı adına tescilli “VERGİ TV” ve “VERGİ PORTALI” markalarının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça kullanıldığı iddia edilen markaları korumak için her hangi bir girişimde bulunulmadığını, davacı şirkete keşide edilen ihtarnameye rağmen haksız kullanımına son verilmediğinden davacılar aleyhine dava açtıklarını, davalının tescil ettirdiği markaların çok geniş ve uzun çalışmaların sonucunda oluşturulduğunu, çalışmanın maliye tv projesi ana başlığı altında toplandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu işaretlerin davalının başvuru tarihinden önce ayırdedicilik kazandıracak biçimde davacı tarafça kullanıldığı, davalı tarafın, “VERGİ TV” ve “VERGİ PORTALI” işaretlerini marka tescil başvurusundan önce kullandığına ilişkin ispat edici delil sunamadığı, davacının bu ibarelere ilişkin öncelik hakkının iştigal alanı ile sınırlı olduğu, davalının markaları tescil ettirdiği 35, 38. ve 41 numaralı sınıflardaki emtia ve hizmetler yönünden davacının iştigal alanında bulunan işler ile benzerlik bulunması nedeniyle bu sınıflardaki emtia veya hizmete yönelik olarak davacının korunmaya değer öncelik hakkının bulunduğu, bunun dışında kalan emtia ve hizmetler yönünden davalıya karşı korunan üstün hakkının bulumadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli “VERGİ TV” ve “VERGİ PORTALI” ibareli markaların 35., 38. ve 41. sınıflarda yer alan ürünler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, sair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince, mahkeme ilamı, hükmü temyiz eden davacılar vekiline 15/10/2012 günü, davalı vekilinin temyiz dilekçesi ise 05/11/2012 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm anılan davacılar vekili tarafından HUMK’nın 433 ncü maddesinde öngörülen katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 19/11/2012 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı’nda süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında yerel mahkeme bir karar verilebileceği gibi, Yargıtayca da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden HUMK’nın 432/4 nci maddesi uyarınca davacılar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.