YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11826
KARAR NO : 2013/17256
KARAR TARİHİ : 02.10.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.02.2013 tarih ve 2013/126-2013/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumdan dul aylığı almakta olan dava dışı …’un 20.02.2004 tarihinde vefatından sonra, sigortalının maaş hesabındaki paraların kurumlarına iade edilmesinin davalıdan istenildiğini, ancak davalı tarafından 20.02.2004-01.03.2007 tarihleri arasında yatan paraların ATM kartı ile hesaptan çekildiği ve hesapta bakiye bir meblağının olmadığının bildirildiğini, dava dışı sigortalının mirasçılarına karşı başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, halen mirasçılar aleyhine açılan itirazın iptali davası ile ceza davasının devam ettiğini, davalı bankanın somut olaydan ve yersiz olarak çekilen maaş tutarı 7.203,77 TL’den sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.203,77 TL’nin ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava değeri itibariyle sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce, dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 14.12.2012 gün ve 2011/14086-20820 E.K. sayılı ilamı ile onanmış, dava dosyası kendisine gönderilen mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, 6100 sayılı HMK gereği somut davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, aynı yasanın geçici 2. maddesine göre bu kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı kanunun bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, görevsizlik kararının 05.02.2013 tarihinde kesinleştiği ve 06.02.2013 tarihinde sulh hukuk mahkemesine tevzi edildiği, HMK’nın 448. maddesine göre bu kanunun zaman bakımından derhal uygulanacağı gerekçesiyle, mahkemelerinin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin Sakarya Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, anılan mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosya gönderildiğinden görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafça dava dışı sigortalı adına davalı banka nezdinde açılan hesaba yatırılan dul aylığının, sigortalının vefatı nedeniyle iadesi istemine ilişkindir. 1086 sayılı mülga Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 25/3 ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 23/2. maddesi hükmüne göre, görevsizlik kararı kanun yoluna gidilmesi sonucu kesinleşmiş ise, bu görevsizlik kararı, dosya kendisine gönderilen ve kesinleşen görevsizlik kararında görevli olduğu bildirilen mahkemeyi bağlar; o mahkeme, görevsiz olduğu kanısına varsa bile, görevsizlik kararı veremez, davayı görmek zorundadır.
Somut olayda, mahkemece dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin asliye hukuk mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de, aynı uyuşmazlıkla ilgili olarak daha öncesinde Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce de görevsizlik kararı verilmiş ve anılan karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir. Yukarıda açıklanan yasa hükümleri karşısında, mahkemece kesinleşen görevsizlik kararı nedeniyle davayı görmek zorunda olduğu hususu gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.