YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4554
KARAR NO : 2013/19608
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2012 tarih ve 2010/193-2012/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “PURE’N SOFT+şekil” ibaresinin 03. ve 05. sınıflarda yer alan emtialar bakımından tescili için davalı TPE’ye başvurduğunu, 2009/41967 kod numarası verilen başvurunun 556 sayılı KHK’nın 7/1-a-c madde ve bentleri uyarınca reddedildiğini oysa, müvekkili başvurusunun “PURE”N SOFT” sözcük unsuru ve şekil unsurundan teşekkül ettiğini, bu yönüyle emtia listesinde yer alan hiçbir ürünün adını taşımadığı gibi, hiçbir ürün bakımından tanımlayıcı olmadığını, müvekkili başvurusunda yer alan sözcük unsurlarının alışılmışın dışında bir araya getirilmiş olmasının da başvuruya ayırt edicilik kazandırdığını, esasen “Pure’n Soft+Şekil” markasının uzun yıllardan bu yana yurt dışında ve ülkemizde kullanılmakta olduğunu, yurt dışında muhtelif sayıda ülkede marka olarak tescil edilmiş bulunduğunu, bu itibarla başvurunun KHK’nın 7/son maddesi anlamında kullanım yoluyla ayırt edici nitelik kazandığını belirterek, TPE YİDK’nun 2010-M-3303 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafa ait marka tescil başvurusunda yer alan “Pure’n Soft” ibaresinin “saf/katıksız ve yumuşak” anlamına geldiğini olağan tüketici kitlesinin tamamına yakınının söz konusu ibareyi, hiçbir özel zihni çabaya ihtiyaç duymaksızın başvuru kapsamında yer alan emtiaların cinsi, çeşidi veya vasfı olarak algılayacağını, bu itibarla ayırt etme gücünden uzak olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 556 sayılı KHK’nın 5. maddesinde öngörülen ve yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, “Pure’n Soft+Şekil” ibaresinin soyut ayırt ediciliğe sahip olduğu, zira bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan, baskı ile çoğaltılabilen, çizimle görüntülenebilen nitelikleri taşıdığı, KHK’nın 7/1 (a) bendinde hüküm altına alınan mutlak ret sebebinin somut olayda mevcut bulunmadığı,ancak davacı başvurusuna konu “Pure’n Soft” ibarenin “saf ve yumuşak” anlamına geldiği; bu çerçevede, “Pure” ve “Soft” sözcük unsurlarının, başvuru konusu ibarede birlikte asıl unsur niteliğini haiz oldukları ve bu itibarla KHK’nın 7/1 (c) bendi kapsamında tescil kapsamındaki ürünler yönünden tanımlayıcı olduğu ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.