YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13183
KARAR NO : 2021/11202
KARAR TARİHİ : 15.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı … İdaresi ve davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İlçesinde 1989 yılında yapılan kadastro çalışmalara sonucunda, … Köyü çalışma alanında bulunan 116 ada 80 parsel sayılı 83.949 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ile 116 ada 81 parsel sayılı 26.734 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydına dayalı olarak, gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildikten sonra satış yoluyla S.S. … Yapı Kooperatifine intikal etmiştir.
Davacı … İdaresi, taşınmazların dava dilekçesine ekli krokide gösterilen bölümlerinin eski tarihli belgelerde orman olarak göründüğünü, halen 60-70 yaşlı çam ağaçları ile kaplı olup bitişik ormanın devamı niteliğinde olduğunu ileri sürerek, bu bölümlere ait tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece verilen, davanın kabulüne, çekişmeli 116 ada 80 parselin 5.600 m2, 116 ada 81 parselin ise 6.000 m2’lik bölümlerine ait tapu kaydının iptaliyle orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline ilişkin hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.05.1998 tarih ve 1998/4271- 5192 Esas, Karar sayılı ilamıyla, “ fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokide (U), (T), (S), (P) harfleri ile gösterilen bölümlerin davaya konu olduğu, 80 ve 81 parsellerin 16.02.1990 tarihinde kesinleşen kadastro tespitinden sonra, dava tarihinden önce birleştirilerek imar uygulamasına tabi tutulduğu, bu uygulama sonucunda taşınmazın bazı bölümlerinin yola terk edilip bazı bölümlerinin ise pek çok parsele ayrıldığı, bu parsellerde davalı dışında başka kişiler de tapu maliki olarak göründüğü açıklanarak, bu kişilerin davada yer alması gerektiği halde bu hususun gözardı edilerek karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur.
Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında, davacı … Yönetimi tarafından, mahkemenin 2001/23 Esas sayılı dosyasında 144 ada 8 parselin 675 m2’lik bölümü; 2001/27 Esas sayılı dosyasında 144 ada 2 parselin 637 m2’lik bölümü; 2001/69 Esas sayılı dosyasında 144 ada 9 parselin 582 m2’lik bölümü; 2001/63 Esas sayılı dosyasında 144 ada 6 ve 7 parsellerin 707 ve 813 m2’lik bölümleri; 2001/26 Esas sayılı dosyasında 143 ada 5 parselin 437.727 m2’lik bölümü; 2001/18 Esas sayılı dosyasında 148 ada 1, 2, 3, 4 parsel ile 153 ada 8, 9, 10, 11 parsellerin 2.080,545 m2’lik bölümü 2001/30 Esas sayılı dosyasında 146 ada 5 parselin 166.647 m2’lik bölümü; 2001/19 Esas sayılı dosyasında 154 ada 1 parselin 427.374 m2’lik bölümü; 2001/29 Esas sayılı dosyasında 143 ada 1 parselin 522.660 m2’lik bölümü; 2001/24 Esas sayılı dosyasında 144 ada 5 parselin 463 m2’lik bölümü hakkında açılan davalar eldeki dava dosyasında birleştirilmiş; davacı … İdaresi vekili, 09.04.2002 tarihli celsede, davalı … aleyhine yanlışlıkla dava açtıklarını ve davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Ayrıca, davalı … vekili Av. …, müvekkili olan davalı …’ nin 16.08.2007 tarih ve 2007/386 sayılı kararıyla … İli … İlçesi … Köyü 148 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazdaki kuruma ait 15344/20160 payını orman genel müdürlüğüne bedelsiz terk edilmesine karar verildiğini belirtmiştir
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 1995/193 Esas sayılı dava dosyasında davaya konu olan 116 ada 80 ve 81 parseller imar uygulaması görerek 143 ila 156 numaralı adalarda bulunan toplam 144 adet imar parseline dönüştüğünden ve birleşen dosyalarda yeni ifraz numaralarına göre karar verildiğinden, mükerrer karar verilmemesi için bu dava ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına; 144 ada 8 parselin fen bilirkişi krokisinde F harfi ile gösterdiği 675m2’lik bölümünün; 144 ada 2 parselin C harfli 637 m2’lik bölümünün; 144 ada 9 parselin G harfli 582 m2lik bölümünün; 144 ada 6 parselin E harfli 707 m2’lik bölümünün; 144 ada 7 parselin E1 harfli 813 m2’lik bölümünün, 143 ada 5 parselin B harfli 473,00 m2’lik bölümünün; 148 ada 1 parselin K1 harfli 402,00 m2’lik bölümünün; 148 ada 2 parselin K2 harfli 419,00 m2’lik bölümünün (tamamının); 148 ada 3 parselin K3 harfli 504,00 m2’lik bölmünün; 148 ada 4 parselin K4 harfli 583,00 m2’lik bölümünün; 153 ada 8 parselin K5 harfli 28 m2’lik bölümünün; 153 ada 9 parselin K6 harfli 59m2’lik bölümünün; 153 ada 10 parselin K7 harfli 39 m2’lik bölümünün; 154 ada 1 parselin L harfli 427 m2’lik bölümünün; 143 ada 1 parselin A harfli 523m2’lik bölümünün; 144 ada 5 parselin D harfli bölümünün (tamamının) bu parsellerden ifrazı ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, bu parsellerin kalan bölümleri hakkındaki davanın reddine; davalı …’a yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, 153 ada 11 parsel ve 146 ada 5 parselle ilgili davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi tarafından, çekişmeli 116 ada 80 ve 81 numaralı ana parsel kapsamında kalıp ifraz ile oluşan 143 ada 2, 3, 4, 5; 144 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9; 145 ada 1; 146 ada 1, 2, 3, 4, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15; 147 ada 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13; 148 ada 1, 2, 3, 4; 154 ada , 2, 3, 4, 5; 155 ada 9, 10, 11, 12 parseller davaya konu olduğu halde, bu parsellerden bazıları hakkında mahkemece hiç hüküm kurulmadığı, 153 ada 11 ve 146 ada 5 parseller hakkındaki ret kararının yerinde olmadığı, 144 ada 8 parselin kısmen değil tamamen orman olduğu, 153 ada 8, 9, 10 parsellerin ise daha büyük bir bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla temyiz edilmiş; davalılar …, … ve … ise 144 ada 6, 7, 8, 9 parsellerin orman olduğuna karar verilen bölümleri yönünden hükmü temyiz etmişler; çekişmeli 144 ada 2 ve 5, 143 ada 1 ve 5, 154 ada 1 ve 148 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel hakkındaki hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; Mahkemece, bölgede orman kadastro çalışması yapılıp yapılmadığı araştırılmamış ve davacı … İdaresinin davasını orman tahdidine mi dayandırdığı yoksa taşınmazların eylemli durumları itibariyle orman sayılan yerlerden oldukları iddiasında mı bulunduğu netleştirilmemiştir. Yine davacı … İdaresi, 116 ada 80 ve 81 parsellerin bir kısmına dava açtığı halde, imar uygulamasından sonra davacı … İdaresinin davasının hangi parsellere yönelik olarak açıldığı da belirlenmemiştir. Ayrıca Mahkemece, davacı … İdaresinin, dava konusu ettiği anlaşılan 145 ada 1, 144 ada 1, 3, 4, 143 ada 2, 3, 4, 154 ada 2, 3, 5 ve 155 ada 11 parsel sayılı taşınmazlarla park ve yol olarak bırakılan bölümler hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak karar verilmez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle davacı … İdaresince hangi taşınmazların dava konusu edildiği netleştirilmeli; bölgede orman kadastro çalışmasının yapılıp yapılmadığı belirlenerek orman kadastrosu yapılmış ve dava tarihi itibariyle kesinleşmiş ise, orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu ve bir fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenerek, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parseller yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yapılan araştırma sonucu bölgede orman kadastro çalışmasının yapılmadığı anlaşılır ise bu defa, yöreye ait “en eski” tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri/ile orman bilirkişisi/bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği, üzerilerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı hususlarının açıklandığı ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 15.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.