Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/840 E. 2013/13914 K. 25.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/840
KARAR NO : 2013/13914
KARAR TARİHİ : 25.12.2013

Fuhuş suçlarından (4 kez) sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; zincirleme şekilde fuhuş suçundan mahkûmiyetine dair … Çocuk Mahkemesinden verilen 08.01.2010 gün ve 2009/402 Esas, 2010/9 Karar sayılı hüküm ile hükmün adli para cezası yönünden temyiz isteminin reddine ilişkin 11.01.2010 tarihli Ek Kararın süresi içerisinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
21.07.2004 günlü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3/B maddesi ile değişik CMUK.nın 305/1. maddesi uyarınca 2.000 TL’ye kadar olan hükümlerin kesin nitelikte olduğu ancak sanığa TCK.nın 227/1, 43/1-3 ve 31/3. maddeleri gereğince verilen 80 TL adli para cezasının 3 yıl 4 aylık hapis cezası ile birlikte verildiği ve bu nedenle kesin nitelikte olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiin temyizinin adli para cezası ile ilgili kısmı yönünden verilen temyizin reddine ilişkin Ek Kararın kaldırılmasına ve CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurelerin şikâyetçi olduğu SHÇEK vekilinin temyiz dilekçesine ekli koruma kararlarına göre hüküm tarihinden önce mağdureler …, … ve …’in koruma altında bulunduğu ancak …’nın karar tarihinde 18 yaşından büyük olduğu ve koruma kararının devam ettiğine dair bir karar bulunmadığı, müşteki kurum vekilinin hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören koruma altında bulunan mağdureler …, … ve …’i temsilen müşteki SHÇEK’in davaya katılmasına ve müşteki SHÇEK vekili Av. …’nun katılan kurum vekili olarak kabul edilmesine karar verilmesine, sanık müdafiin yanı sıra katılan … vekilinin de temyizi üzerine yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Sanığın, dosyadaki nüfus kayıtlarına göre çocuk yaşta olan mağdureleri bir kısım erkek şahıslarla ilişkiye girmelerini sağlamak şeklindeki eylemlerin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturup oluşturmayacağı ve bu husustaki delillerin tartışılması görevinin üst dereceli çocuk ağır ceza mahkemesine ait bulunduğu nazara alınarak, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 26/2. maddesi gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.