YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1715
KARAR NO : 2013/13927
KARAR TARİHİ : 25.12.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj ve kasten yaralama suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, reşit olmayanla cinsel ilişki, şantaj ve kasten yaralama suçlarından mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.02.2010 gün ve 2009/117 Esas, 2010/36 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili ile katılan mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
CMK.nın 237. maddesi 1. fıkrasındaki düzenlemeye göre; mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler, aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanacağının düzenlendiği, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Hukuk Müşavirliğine ait 16.07.2013 havale tarihli katılma talepli temyiz dilekçesinin ise kovuşturma evresinden sonra, kanun yolu muhakemesinde verildiği anlaşılmakla, ilgili bakanlığın katılma ve temyiz taleplerinin ve katılan mağdure vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, katılanın duruşmalı inceleme isteme … bulunmadığından 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317 ve 318. maddeleri uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyizleriyle sınırlı olarak duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ve şantaj suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkla ilgili olarak verilen hapis cezalarına bağlı olarak TCK.nın 53. maddesinin uygulanması karşısında, aynı Kanunun 5. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 1. maddesi göz önüne alındığında, sanık hakkında … belgesinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 119/2. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca 2918 sayılı Kanunun 119/2. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hükümlerden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdureye yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet kararının incelenmesinde;
Oluşa uygun kabule göre, sanığın mağdure ile rızaen cinsel ilişkide bulunduğu ve aynı evde rızası ile kaldığının kabul edilmesi karşısında, mağdura yönelik iddia edildiği şekliyle kasten yaralama suçunu işlemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, ayrıca mağdurenin soyut beyanı dışında sanığı cezalandırmaya yeter delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanık hakkında kasten yaralama suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.