YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24756
KARAR NO : 2022/17
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davacının 2006 yılında kullandığı konut kredisi nedeniyle davalı banka tarafından hayat sigortası, konut sigortası ve zorunlu deprem sigortası poliçesi düzenlediğini, yapılan kredi sözleşmesiyle konut ve zorunlu deprem sigortası poliçelerinin her yıl yenileneceğinin kararlaştırıldığını, poliçelerin yenilenmesinin davalı banka şubesince yapılması gerektiği halde poliçelerin yenilenmediğini, davacının yapılmayan poliçeler nedeniyle her yıl 91.000,00 TL. zarara uğradığını, davalı banka tarafından hakkında yürütülen icra takibi sonucu 110.000,00 TL. değerindeki evinin 76.000,00 TL’ye cebri icra yoluyla satıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının mahrum kaldığı tutarın tespitine, şimdilik 1.000,00 TL. maddi ve 350.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan en yüksek banka mevduat faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, kesin hüküm, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada toplanan delillere göre; konut sigortası ile zorunlu deprem sigortası poliçelerinin yenilenmemesinde davalılara atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, ayrıca sigorta poliçesinin yenilenmemesi olayı ile davacının evinin cebri icra yoluyla değerinden düşük bedele satıldığı iddiası arasında bir nedensellik bağı da bulunmadığından maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı; manevi tazminat içinse yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; özellikle, davalı yanın kusuru ile yenilenmediği iddia edilen sigorta poliçelerinin teminat altına aldığı rizikolardan (ölüm, davacı konutunda hasar, deprem) herhangi birinin gerçekleşmediği, davacının da bu yönde bir iddiası ve talebi olmadığı dikkate alındığında, davalıların sorumluluğuna yol açacak nitelikte maddi ve manevi zararın oluşmadığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemesine; HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre; usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Ankara 12. Tüketici Mahkemesi’ne, Dairemiz karar örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 10/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.