YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/246
KARAR NO : 2012/5341
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
Beden veya ruh sağlığı bozulacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’un bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.04.2011 gün ve 2010/78 Esas, 2011/22 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından duruşmalı olarak istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 02.05.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık … müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından …. hazır olduğu halde oturum açıldı.
Sanık … adına yetki belgesi ile gelen Ankara Barosundan atanan Av…. huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 16.05.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanık müdafiin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile koşullu salıverilmesine kadar”, “diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilerek 53/3. maddesine aykırılık yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hükümde yer alan “TCK.nın 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen hakları koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına” ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak, yerine “TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca TCK.nın 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilmesine kadar diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan re’sen de temyize tâbi hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 10.05.2012 tarihinde verilen iş bu karar 16.05.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.