Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16621 E. 2021/6363 K. 07.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16621
KARAR NO : 2021/6363
KARAR TARİHİ : 07.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen, gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 10/03/2021 gün 2020/2791 2021/2553 E-K sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacılar vekilince kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin yolcu olarak bulunduğu motorsikletin karıştığı çift taraflı kazası sonucunda vefat ettiğini, karşı araç sürücüsünün davalı … olduğunu belirterek, karşı araç sürücüsü, maliki, … ve İMSS şirketlerinden maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalılar … ile … vekili ve sigorta şirketleri vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 07/10/2015 tarihli karar ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı … şirketleri vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizin 07/02/2019 gün 2016/5042 2019/1169 E-K sayılı bozma kararı üzerine mahkemece; davalı …Ş yönünden davanın ESASTAN REDDİNE, davalı … Sigorta A.Ş, davalılar … ve … yönünden ise; davacılar ile davalı … Sigorta A.Ş arasında ibraname imzalandığı ve ödeme yapıldığı, ödeme nedeni ile … Sigorta A,Ş yönünden tamamen, diğer davalılar … … ve …’ın ise destekten yoksun kalma tazminatı talebinden kesin şekilde ibra edildiği gerekçesi ile davanın ESASTAN REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 10/03/2021 gün 2020/2791 2021/2553 E-K sayılı kararı ile kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, davacılar vekili tarafından süresi içinde kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
1-Her ne kadar, davanın (maddi tazminat yönünden)esastan reddine dair verilen karar Dairemizce düzeltilerek onanmış ise de; karşı araç maliki ve sürücüsünün 07/10/2015 tarihli (ilk) kararı temyiz etmemiş oldukları ve bu nedenle önceki hükmün, hükmü temyiz etmeyen davalılar … ve … yönünden kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 10/03/2021 gün 2020/2791 2021/2553 E-K sayılı düzelterek onama ilamı ortadan kaldırılarak davacılar vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesine geçilmiştir;
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, meydana gelen kazada desteğin öldüğünü açıklayıp maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece bozma ilamından önce verilen 07/10/2015 tarih 2013/185 2015/970 sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davacılar vekili, davalılar … Sigorta AŞ ve … Sigorta AŞ vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 07/02/2019 gün 2016/5042 2019/1169 E-K sayılı ilamıyla davalı … şirketleri yararına bozulmuş (davacılar vekilinin temyiz isteminin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiş) olmakla; buna göre mahkemenin 07/10/2015 tarih 2013/185 2015/970 sayılı kararı, hükmü temyiz etmeyen (malik ve sürücü) … … ve … yönünden kesinleşmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, ilk hükmü temyiz etmemiş olan davalılar … ve … yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı şekilde davalılar … ve … yönünden de davanın esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” düzenlemesi mevcuttur. Yine 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinde “davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan durumlarda, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda davacılar hakkın özünden feragat etmemiş, dava konusu maddi tazminat alacaklarına yargılama sırasında kavuştukları için ibraname imzalamışlardır. Davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermişlerdir. Mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak, maddi tazminat davası yönünden davalılar … Sigorta A.Ş. ile … ve … yararına red vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, bozma öncesi kararda Mahkemece davalılardan … ve … aleyhine manevi tazminata hükmedildiği, adı geçen davalılar temyiz yoluna başvurmadığından Dairemiz bozma ilamı ile söz konusu manevi tazminat hükümlerinin kesinleştiği ve bu hükme bağlı olarak davalı taraflar lehine takdir edilen vekalet ücretlerinin davacılar yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu izahtan varestedir.
Bu durumda yerel Mahkemece, bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda manevi tazminat hükümleri yönünden yeniden hüküm tesis edilmediği halde, ilk hükümde davacılar aleyhine hükmedilen davacı vekalet ücreti yönünden, bozmadan sonraki hükümde ilave sorumluluk doğuracak biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 10/03/2021 gün 2020/2791 2021/2553 E-K sayılı düzelterek onama ilamının ortadan kaldırılmasına, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 07/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.