Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/9902 E. 2012/9716 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9902
KARAR NO : 2012/9716
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve tehdit suçlarından sanıklar … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; tehdit suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, atılı diğer suçtan mahkûmiyetlerine dair Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.12.2011 gün ve 2011/69 Esas, 2011/282 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş, sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hüküm re’sen de temyize tâbi olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Katılanlar vekilinin duruşma isteminin CMUK.nın 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluş ve kabule göre, sanıkların mağdura karşı cinsel istismar eylemlerini, bir sanık nitelikli cinsel istismar eylemini gerçekleştirirken diğer sanığın mağduru döverek direncini kırması, öbür sanık eylemini gerçekleştirirken ise diğerinin mağdurun direncini kırması suretiyle birlikte gerçekleştirmiş olmaları karşısında, TCK.nın 103/3. maddesi uyarınca artırım yapılması ve 43. maddesi uyarınca yapılacak artırımın da eylemlerin sayısı ve işlenme biçimlerine göre alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıklar hakkında cinsel istismar eylemlerinin işlenmesinden sonra “olanları kimseye anlatırsan seni öldürürüz” diyerek mağduru tehdit etmelerinin cinsel istismar eyleminde direncin kırılması için işlenen tehdit suçuna ilişkin öngörülen TCK.nın 103/4. maddesi kapsamında ve suçun nitelikli halinin unsuru olarak değerlendirilemeyeceği, sanıkların cinsel istismardan sonra birlikte işledikleri tehdit eylemlerinin TCK.nın 106/2-c. maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu gözetilmeyerek, bu eylemlere ilişkin ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.