YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10461
KARAR NO : 2012/9781
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.02.2012 gün ve 2011/309 Esas, 2012/57 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımlarında, babası olan sanığın ilk eyleminden sonra bu olayı kimseye söylememesi konusunda kendisini tehdit ettiğini, sonrasında bu tehdidin de etkisiyle gerçekleşen eylemler sırasında bağırmaması için kendisini korkutarak ağızını kapattığını belirtmesine ve dosya içeriğine göre sanığın eylemlerini gerçekleştirirken cebir ve tehdit uyguladığı sabit olduğu halde mahkemece bu hususa ilişkin kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle sanık hakkında TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Dr. … Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 19.12.2011 tarihli raporun üç psikiyatri uzmanı ve bir çocuk ve ergen psikiyatri uzmanı tarafından verildiği, ancak ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerde en az bir çocuk psikiyatrisi ve iki adli tıp uzmanının zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş en az beş kişilik bir heyetten, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra, TCK.nın 103/6.
maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tayini gerekirken eksik araştırmayla cezanın anılan maddeyle arttırılması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan re’sen de temyize tâbi olan hükmün ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.