YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22792
KARAR NO : 2021/9704
KARAR TARİHİ : 02.12.2021
MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin reddine manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne dair verilen 21/06/2017 günlü karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf isteminin esastan reddine dair verilen 01/04/2021 günlü İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi kararının Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin 03/04/2013 günü sevk ve idaresindeki … plakalı aracı seyir halinde iken davalı … yönetimindeki 41 U 3204 plakalı aracın arkadan çarpması neticesinde karşı şeride geçerek dava dışı … kullandığı araca çarpması şeklinde meydana gelen kazada yaralandığını, kaza sonrası müvekkilinin uzun süre yoğun bakım ünitesinde tedavi gördüğünü, kalıcı ve bedensel zarara uğradığını, bu süreçte yaşadığı psikolojik travmalar sebebiyle eşinden boşandığını ve birçok tedavi, ulaşım vs. masraflara katlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, sigorta şirketinin poliçe limitlerinde sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04/05/2017 tarihli dilekçesi ile talebini 184.249,32 TL olarak talebini artırmıştır.
Davalı … AŞ vekili, müvekkili Sigorta Şirketinin sorumluluğunun poliçede belirten limitler dahilinde ve sigortalısının kusuru oranında olacağını, bu tazminatın belirlenebilmesi için maluliyetin bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, bu sebeple dosyanın öncelikle kusur değerlendirmesinin yapılması için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, davacının maluliyet oranının belirlenebilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine sevk edilmesini, yine gerçek bir tazminat değerlendirmesi yapılması için ise aktüer sıfatına sahip bilirkişinin atanmasını belirterek davacının maddi tazminatına ilişkin talebinin reddini savunmuştur.
Davalı … ve … vekili, tazminat davalarında özellikle manevi tazminat taleplerinin makul olması gerektiğini fakat davacının kısa süren bir tedavi süreci sonrası 50.000,00 TL manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu ifade ederek yapılacak incelemede bunun ortaya çıkacağını, davacının kısa süreli tedavisi sonrası taburcu olduğunu, dilekçesinde belirttiği devam eden rahatsızlıklarının kazayla ilişkili olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, ayrıca dosyaya kusur ve maluliyet raporlarının da alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince dava aşamasında davacı ile davalı … arasında düzenlenen 10/10/2016 tarihli sulh protokolü ile tarafların mutabık kalarak davacıya 131.490,07 TL maluliyet tazminatı ile 13.269,00 TL vekalet ücreti, 13.000,00 TL faiz ve 550,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 158.309,07 TL’lik ödemenin yapılmasıyla davacı vekilinin davadan feragat edeceği ve davalı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmeyeceğinin kararlaştırıldığı, sulh protokolünün iş bu dava aşamasında düzenlendiği, avukatlar arasında düzenlenen söz konusu protokolün ilam niteliğinde belge olduğu ve bu protokol ile davacı tarafın davalı … Şirketine karşı olan talebinden feragat ettiği bu nedenle TBK 168/2.maddesi gereğince, diğer davalıların da maddi tazminat talebinden sorumlu tutulamayacakları sonucuna varıldığı, bu nedenle maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine, manevi tazminat talebi yönünden ise kazanın oluş şekli ve tarihi, kusur durumu, davacının maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu nazara alındığında 15.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi tarafından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, 02/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.