YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10642
KARAR NO : 2012/9600
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
Fuhuş suçundan sanık …’ün (…) yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.10.2008 gün ve 2006/955 Esas, 2008/1260 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Fuhuş suçunun mağdur sayısınca oluşacağı ve ayrıca bu suçun niteliği itibarıyla bünyesinde teselsülü de barındırdığı gözetilmeden, mağdur sayısınca hüküm kurulması yerine, tek hüküm kurularak cezanın 5237 sayılı TCK.nın 43. maddesi uyarınca arttırıma tabi tutulması,
Kabule göre de;
Sanığa tayin olunan adli para cezasının hesabında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği halde, TCK.nın 227/2. maddesi gereğince belirlenen 5 gün karşılığı 100 TL adli para cezasından aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca artırım yapılarak sanığa sonuç olarak 120 TL yerine 125 TL adli para cezası belirlenmek suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış … saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 08.10.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
Karşı Oy
Dosya kapsamına göre, sanığın para karşılığı fuhuş yapan mağdurelere evini tahsis ederek yer temin ettiği gibi, bulduğu müşteriler karşılığında mağdurelere suç tarihinde günlük 30TL para verdiği, böylelikle sanığın her üç mağdureyi birden çok kez başka erkeklere pazarlayarak her bir mağdureye karşı ayrı ayrı müteselsilen fuhuş suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Dairemiz sayın çoğunluğu, sanığın her bir mağdureye karşı ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği hususunun bozma sebebi yapılması yanında, fuhuş suçunun bünyesinde teselsülü barındırdığından bahisle ayrıca zincirleme suçtan dolayı TCK.nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılmasını da bozma sebebi yapmıştır. Bu kabulde; fuhuşun, başkalarının ihtiraslarını tatmin etmesi için devamlı suretle menfaat karşılığı ilişkiye girme ve bunu iş edinme olduğu düşüncesi yatmaktadır. Bu tanımda devamlık ve meslek edinme bulunduğu için birden fazla yer temin etme, teşvik, barındırma, aracılık etme eylemlerinin de tek suç olduğu kabul edilmektedir.
Dairemiz sayın çoğunluğunun dayandığı fuhuşun bünyesinde teselsülü barındırdığı, tek suç olduğu görüşü, ister fuhuşun bizatihi tanımına, ister fuhuşla mücadele tüzüğüne dayandırılsın bu isabetli bir değerlendirme değildir. Şöyleki; fuhuşun devamlılık gerektirdiği gibi zorunluluk yoktur. Nitekim Türk Dil Kurumu sözlüğünde de fuhuş; ” İçinde bulunulan toplumun kurallarına uymayan bir biçimde bir veya birkaç kişiyle para karşılığında cinsel ilişkide bulunma” olarak tanımlanmakta, menfaat karşılığı kurulan ilişki, bir ilişkide olsa bunun da fuhuş olduğu belirtilmektedir. Devamlılığın var olduğu kabul edilse dahi esasen mağdureler için yapılan tanımı suçun sanığına teşmil etmek de uygun değildir. TCK.nın 227. maddesinde fuhuş suçunun sanığının, suçun unsurlarındaki hareketleri devamlı ve itiyadi olarak yapması aranmamaktadır. Suçun unsurlarından olan teşvik etme, yolunu kolaylaştırma, yer temin etmek gibi hareketlerden biri bir kez de yapılmış olsa fuhuş suçu gerçekleşmektedir. Fuhuşla mücadele tüzüğünün 15 ve 20. maddelerinde genel kadınların “..başkalarının cinsel arzularını menfaat karşılığı sanat edinen, mükerreren ve birçok erkeklerle münasebette bulunan..” kişiler olduğu ifade edilmekte ise de; Fuhuşla mücadele tüzüğü zaten bu işi devamlı yapan kadınların tabi olacağı kuralların tanzimi ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesi amacıyla hükümler vazetteğinden tüzükte bu işi devamlı yapan kadınların konu edilmesi doğaldır. Bu nedenle fuhuşla mücadele tüzüğünün hükümlerine göre mağdur için yapılan tanımdan yola çıkarak fuhşun bünyesinde teselsülü barındırdığı ve birden fazla teşvik, aracılık, yer temin etmenin tek suç olduğu fikri de yerinde olmadığı gibi tüzük hükümlerine bakarak suçun unsularının tespiti de doğru bir değerlendirme olmayacaktır.
TCK.nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suçlarda, bir suç işfeme kararının gereği olarak, değişik zamanlarda, bir kişiye karşı aynı suçun/birden fazla kez işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedilir. Sanık da fuhuş yapan mağdureye değişik zamanlarda birden çok kez müşteri temin etmiş, her bir teminde ayrı ayrı suç işlemiştir. Ancak aynı mağdureye yönelik aynı kararın gereği olarak birden fazla suç işlemiş olduğu için zincirleme suç hükümlerine göre artırılmış tek bir cezaya hükmedilecektir.
Yine ayrıca TCK.nın 43/3. maddesinde hangi suçlar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiş olup fuhuş suçu bu suçlar arasında da sayılmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle değişik aralıklarla mağdureye fuhuş için müşteri temin eden sanığın zincirleme şekilde atılı suçu işlediği ve hakkında TCK 43/1. maddesine göre yerel mahkemece yapılan artırım isabetli olduğundan, her bir mağdureye karşı ayrı suç için karşı temyiz bulunmadığından keza gün para cezası ile ilgili yapılan hatanın ise CMK.nın 322. hükümlerine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan yerel mahkemenin kararının onanması yerine sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.