YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2963
KARAR NO : 2012/5356
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
Irza geçme ve kaçırma suçlarından sanık …’in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; ırza geçme suçunun çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu, kaçırma suçunun da kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkûmiyetine dair Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.07.2006 gün ve 2005/66 Esas, 2006/86 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdur beyanları ve tanık Serhat’ın anlatımlarından; sanığın, mağduru yakasından çekip zorla ahıra götürerek beline vurmak suretiyle cinsel istismar suçunu gerçekleştirdiği halde, dosya kapsamına uymayacak şekilde eyleminin tehdit suretiyle gerçekleştiğinin kabul edilmesi,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı Kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurun muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatrisi uzmanı bulundurularak beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınması gerekirken, usûlüne uygun teşekkül etmeyen Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun düzenlediği rapora itibar edilerek hüküm kurulması,
Sanığın suç tarihindeki yaşı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen cezanın türü ve miktarına nazaran sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5560 sayılı Kanunla değişik 23. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağının, 5271 sayılı CMK.nın 231/7. maddesi uyarınca ertelemeden önce tartışılması zorunluluğu,Kabule göre de;
Sanığın mağdura karşı işlediği suçtan dolayı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, CMK.nın 231/6. bendinde öngörülen nesnel ve öznel koşulların bulunup bulunmadığı tartışılarak, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.