Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1693 E. 2011/4782 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1693
KARAR NO : 2011/4782
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

Müessir fiil, reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve basit müessir fiile teşebbüs suçlarından sanık …’ın müessir fiil ve reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı alıkoyma ve müessir fiil suçlarından beraatlerine, sanık …’in atılı basit müessir fiile teşebbüs suçundan mahkûmiyetine dair … Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.02.2006 gün ve 2003/133 Esas, 2006/24 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Anayasa Mahkemesinin, 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı Kararı ile iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince cezanın miktarına göre kesin olan sanık … hakkında basit müessir fiile teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyizi kabil olmadığından katılan vekilinin bu suçtan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanıklar haklarında diğer kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat olunan suçların kanun maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırına nazaran 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, 04.07.2003 olan suç tarihi ile inceleme tarihi arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar haklarında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.