YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22298
KARAR NO : 2013/5771
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası sonunda verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in Öz Saygı Eğitim Rehabilitasyon Merkezi’ne kayıt ettirdiği oğlu … …’i bir başka eğitim kurumuna kayıt yaptırmayacağı husunda taahhüt verdiği, çocuğu bu eğitim merkezine devam ederken onu aynı anda Özel Orkide Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ne de kaydettirdiği, sanık …’nın eşi olan …’in ise durumdan haberi olmasına rağmen oğulları …’nin her iki eğitim kurumuna da devam etmesini sağlayarak suça iştirak ettiği, sanıkların ismi geçen özel eğitim kurumlarının, Ağustos 2007 döneminde 388.80 TL, Eylül 2007 döneminde 388.80 TL ve Ekim 2007 döneminde 388.80 TL olmak üzere toplam 1.166.40 TL mükerrer ödenek almalarına neden oldukları iddiası ile açılan kamu davasında; mahkemece, sanıkların bu eylemde herhangi bir çıkarlarının bulunmadığı, henüz idari ve adli soruşturma başlamadan sanık …’nın bir dilekçe ile durumu Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bildirmiş olması nedeni ile suçun unsurlarının oluşmayacağı, ayrıca sanıkların yüklenen suçu işlediklerine dair yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleri ile beraat kararı vermesine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.