YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2794
KARAR NO : 2012/5452
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; nitelikli cinsel saldırı ve atılı diğer suçlardan mahkûmiyetine dair Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.09.2007 gün ve 2006/195 Esas, 2007/206 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın suçtan önceki ve sonraki tutum ve davranışları nazara alınarak tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat edinilemediği gerekçesiyle hapis cezasının ertelenmediğinin belirtilmesi karşısında, CMK.nın 231/6. maddesinde öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesine ilişkin koşulun gerçekleşmediği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin kanunî sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu haklardan yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarında yer alan 5237 sayılı
TCK.nın 53/1-c maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler hükümlerden çıkartılarak yerlerine “TCK.nın 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme ilişkin, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, daha önce arkadaşlık yaptığı ve olay tarihinde kendisini rahat bırakması hususunda konuşmak için aracına binen mağduru yol kenarındaki boş araziye götürerek rızası dışında orada tuttuğu, bu sırada kendisiyle ilişkiye gireceğini söyleyerek zorla pantolonunu ve külotunu çıkarttığı, aracın arka koltuğuna yatırarak üzerine uzanıp vücudunun çeşitli yerlerini ellediği ve öptüğü sırada mağdurun sıkıldığını biraz hava almak istediğini belirtmesi üzerine araçtan çıkmasına izin verdiği ve sanığın elbiselerini giymeye çalışmasından istifade eden mağdurun olay yerinden uzaklaştığının anlaşılması karşısında, işlemeyi kastettiği nitelikli cinsel saldırı eyleminden aşılamayacak ciddi bir engel neden olmaksızın kendi isteğiyle vazgeçen sanığın tamamlanan eyleminin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu halde, mağdurenin kovuşturma aşamasında şikâyetinden vazgeçtiği de gözetilmeyerek, eylemin nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin kanunî sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu haklardan yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.