YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3132
KARAR NO : 2013/3784
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
Dolandırıcılık ve tehdit suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/04/2012 tarihli ve 2011/69933 soruşturma, 2012/12591 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/09/2012 tarihli ve 2012/794 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24/12/2012 gün ve 2012/18709/73160 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/01/2013 gün ve 2013/4258 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, müşteki tarafından dosyaya sunulan ve sahte olduğu ileri sürülen 20/09/2009 tarihli çekteki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığının grafolojik inceleme ile tespiti yapıldıktan sonra taraflarca sunulanlardan delil değerini haiz olanlar ile sanıklara isnat edilen suça ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yarar her türlü delilin resen ve etraflıca araştırılıp ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın Cumhuriyet başsavcılığınca etkin soruşturma yapılmasını sağlamak üzere kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03/09/2012 gün ve 2012/794 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 04/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.