YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1942
KARAR NO : 2021/7604
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.06.2019 tarih 2019/778 Esas 2019/1226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davalı … vekili tarafından istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı borçlu … hakkında takip yaptıklarını, takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazın 20/07/2016 tarihinde davalı …’a satıldığını belirterek, bu tasarrufun iptalini istemiştir.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazın üzerindeki ipotek ile birlikte satıldığını, muvazaa olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin borçlu ile bir yakınlık veya akrabalığının olmadığını, ödemelerin banka aracılığı ile yapıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemenin tasarrufun borcun doğumundan sonra yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf mahkemesince takibin dayanağının çek olması nedeni ile borcun doğum tarihinin araştırılması gerektğinden bahisle istem kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve yeniden yargılama yapılması için dosya mahalline iade edilmiştir.İlk derece mahkemesinin yaptığı araştırma sonucunda borcun doğumunun tasarruftan önce olduğu ancak ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığı ve davalılar arasında yakınlık ve akrabalık olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, dosya içeriği ile aciz hali sabit olan davalı borçlu …’nun maliki bulunduğu, … ili, İlkadım ilçesi, … Mah. 11087 ada 12 parsel sayılı A-4 blok zemin kat 3 nolu dubleks işyerini borcun doğumundan sonra üzerindeki yüklü ipotek ile yakın arkadaşının kızı olan davalı …’a 20/07/2016 tarihinde temlik ettiği, davalı …’ın borçlunun mali durumunu ve alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bildiği veya bilebilecek durumda olduğu ayrıca dava konusu taşınmaz üzerindeki yüklü ipoteği kaldırabilecek ve/veya satın
alabilecek bir ekonomik durumunun bulunmadığı dosya kapsamında toplanan delillerden anlaşılmakla, davacının sübut bulan davasının kabulüne karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın ispat olunamadığından bahisle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında, özel bir dava koşulu olarak tasarrufun borcun doğmundan sonra gerçekleşmiş olması gerekir.
Somut olayda, davacının alacağı, 07.08.2016 tarihli çekten kaynaklanmakta olup, tasarruf bu tarihten önce 20/07/2016 tarihinde gerçekleşmiştir. İlk derece mahkemesince borcun doğum tarihinin araştırması yönünde bir takım tanık beyanlarına dayanılmış ise de, dinlenen tanık anlatımlarının davacı … ile borçlu arasındaki alacak borç doğumuna ilişkin olmayıp, bir başka alacaklı Ahmet Yurt’un alacağına ilişkin olduğu davacının alacağının tasarruf tarihinden önce doğduğunu ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.
Bu halde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, bölge adliye mahkemesinin kabul kararının BOZULMASINA, HMK 373/2 maddesi gereğince dosyanın kararı veren … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.