Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/11861 E. 2012/8679 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11861
KARAR NO : 2012/8679
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

Cinsel taciz suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 12.02.2008 gün ve 2007/947 Esas, 2008/98 Karar sayılı kararın süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş, Dairemizin 22.02.2012 tarih ve 2011/5122 Esas, 2011/1998 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına dair verilen karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.08.2012 tarih ve 2012/191916 sayılı itiraz konusunda bir karar verilmek üzere dava evrakı Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 22.02.2012 tarih ve 2011/5122 – 1998 sayılı Kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.05.2009 gün, 2009/2-2 Esas ve 2009/115 sayılı kararında vurgulandığı gibi, sanığın adli sicil kaydına konu olan Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.12.2005 tarih ve 2005/1050 Esas, 2005/1142 Karar sayılı ilamı ile tayin olunan adli para cezasının miktarı itibarıyla 1412 sayılı CMUK.nın 305/2. maddesi gereğince kesin olduğu ve aynı Kanunun 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ve sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin sonucu olarak, 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetlerin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hükümde yer alan “Sanık hakkında TCK 58/3-6-7 md.’ne göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, ayrıca cezanın infazından sonra ceza süresi kadar denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, denetimli serbestlik süresince bir rehber görevlendirilmesine” ibarelerinin çıkarılmasına, ayrıca TCK.nın 53/1-a,b,c,d,e maddesi gereğince kurulan hak yoksunluğunun cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine “TCK.nın 53/1, a, b, d, e maddelerinde öngörülen haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca TCK.nın 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilmesine kadar diğer kişiler yönünden ise vesayet ve kayyımlık yetkilerinin hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.