Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19944 E. 2013/3876 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19944
KARAR NO : 2013/3876
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz itirazının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE
2)Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz itirazının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, Avanos ilçesi Pazar yerinde karşılaştıkları şikayetçiye “babam öldü onun hayrına 7 milyar TL yardım edeceğim tanıdığın ihtiyacı olan biri var mı” diye sorduğu şikayetçinin baştan aklına kimse gelmediği daha sonra yardıma ihtiyacı olan bir köylüsünün aklına geldiği ve beraberce yürümeye başladıkları bu sırada diğer sanık …’in de yanlarına geldiği beraber yürüdükleri Beşir’in de sözleri ile sanık …’i desteklediği,bir süre sonra sanıkların “dini yönden bizim bu parayı vereceğimiz kişinin 2 milyar lirası bulunması gerekiyor” dedikleri şikayetçinin üzerinde bu kadar para olmaması nedeniyle para bulmak için ayrıldığı sanıkların Pazar yerinin bitişiğindeki köprü başında beklemeye başladıkları şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 157/1,35, , 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 5 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yerine” 5237 sayılı TCK’nın 157/1.maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 35/1-2.maddesi uyarınca 3/4 indirim yapılarak 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 1 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.