YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3000
KARAR NO : 2012/8683
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine, atılı diğer suçtan beraatine dair Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.12.2006 gün ve 2006/182 Esas, 2006/475 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi müştekiler vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mağdure ve babasına CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemedikleri sorulmamış ise de;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin şikâyetçi olduğu, vekilin de mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’in davaya katılmasına ve vekil Av. …’in katılan vekili olarak kabul edilmesine, kanunen … bulunmadığından katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin de duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın işlediği suçun şikâyete tâbi olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Kanun ile değişik CMK.nın 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, öncelikle CMK.nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı kanun ve 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fikrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan kurulan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.