YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13787
KARAR NO : 2022/383
KARAR TARİHİ : 18.01.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Aile efradına karşı fena muamele suçundan mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Her ne kadar Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 14.04.2010 gün ve 2007/433-2010/127 sayılı kararı sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilerek 15.09.2010 tarihinde kesinleştirildikten sonra sanığın 21.05.2015 günü deneme süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle hüküm açıklanmış ise de 7201 sayılı Kanunun 35/2. maddesine göre tebliğin yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanuni usullere uygun bir tebligat yapılıp, ayrıca muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunmaması gerektiği, aksi halde 35. maddeye istinaden tebligat yapılmasının mümkün olmadığı gözetilerek değerlendirme yapıldığında, yokluğunda verilen kararın sanığın daha önce usulüne uygun tebligat yapılmayan adresine 07.09.2010 tarihinde 35. maddeye göre tebliğinin usulsüz olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, mevcut haliyle sanığın işlediği aile efradına karşı fena muamele suçunun zamanaşımı yönünden lehe sayılan 765 sayılı TCK’nın 478/1. maddesinde düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımına tâbi bulunduğu ve olay günü ile mahkemece mahkumiyet kararının verildiği tarih arasında bu sürenin geçtiği nazara alınarak davanın düşmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5237 sayılı TCK’nın 7/2. ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca bu suçtan görülen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 18.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.