Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/2392 E. 2013/20700 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2392
KARAR NO : 2013/20700
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.10.2012 tarih ve 2011/116-2012/553 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220,00 TL’nin altında bulunduğundan HUMK’nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TSK Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkez Komutanlığı’nda binbaşı rütbesiyle çalıştığını, davalıya ait uçakla 8 günlük resmi bir görev için Astana’ya gittiğini, Astana’ya vardığında bagajına ulaşamadığını, ancak 17 gün sonra hasarlı bir şekilde bagajına ulaştığını, ancak bazı eşyalarının da eksik çıktığını, seyahati boyunca bagajında bulunan kişisel eşyalarını ve üniformalarını kullanamadığını, %43 gibi işitme kaybı olan müvekkilinin bagajında bulunan işitme cihazının da kaybolması ve bu cihazı kullanamamasından dolayı eğitimlerde zorluk yaşadığını ve vereceği brifinge sırf bu sebeple izin verilmediğini, yaşanan bu aksilikler nedeniyle hizmet için eğitimi ve vereceği diğer eğitimlerin sekteye uğradığını ve bu durumun müvekkilinin onurunu zedelediğini, yaşanan bu olayların davalının kusuru sonucu ortaya çıktığını ileri sürerek, bagajının içinden çıkmayan eşyaların değeri olan 9.700 TL maddi ve 10.000 manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sorumluluklarının sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bagajının 17 gün sonra teslim edildiği ve bagajın içindeki bazı eşyaların eksik çıktığı, sınırlı sorumluluğunu kg başına 250 Frank ile sınırlı olduğu, 20 kg’lık bagajın davalı … yolu şirketine teslim edildiği, daha sonra bir kısım eşyaların davacıya iade edildiği, kaybolduğu belirtilen eşyaların 5 kg olduğu, buna göre davacı tarafın alacağının 4.557,55 TL olduğu, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli olması, askeri rütbesi ve özellikle yurt dışında görevli olarak bulunması sırasında hava yolu şirketi tarafından orada kullanacağı eşyaların kaybedilmiş olması sebebi ile davacının kullanmak üzere aldığı eşyaları kullanamaması sebebi ile BK anlamında kişilik haklarına saldırı olduğu, manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği, bunun miktarı itibari ile davacının kişiliği, mesleği ve temsil durumu dikkate alınarak 10.000 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak Varşova konvansiyonunda tazminatların maddi ve manevi tazminat olarak ayrımının yapılmadığı, belirlenen tazminatların konvansiyonca belirlenen sınır dahilinde verileceği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının davalı taraftan talep edebileceği Varşova konvansiyonu uyarınca toplam tazminat miktarının, 4.557.55 TL olması sebebi ile davacının manevi tazminat hak etmesine rağmen tazminat üst sınır itibari ile hüküm altına alınamadığı, gerekçesi ile maddi tazminatın kısmen kabulü ile 4.557,55 TL’nin olay tarihi olan 25/09/2010 tarihi itibari ile işleyecek avans faiz ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, manevi tazminat davasının verilecek üst limit dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacıya ait bavuldan bir kısım eşyalar eksildiğine ve davalı tarafın da bu eksilmenin kabul edilebilir gerekçelerini ileri sürüp kanıtlayamadığına göre davalı eyleminin ağır kusur olduğunun kabulü gerekirdi. Bu itibarla, mahkemece davacının maddi tazminat talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, sınırlı sorumluluğa göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, davacının bir kısım eşyalarının kaybı nedeni ile sempozyumda sunum yapamaması ve kendisi için özellik arz eden işitme cihazının kaybolması karşısında manevi tazminat da isteyebileceği nazara alınarak uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 243,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.