YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5628
KARAR NO : 2012/11548
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
Fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık …, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan sanık …, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık … … ve kasten yaralama suçundan sanık …’nın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar … ve …’nin atılı suçlardan mahkûmiyetlerine, sanık …’nin atılı suçtan beraatine, sanık …’ın fuhuş suçundan mahkûmiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.12.2007 tarihli ve 2007/164 Esas, 2007/286 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar …, … ve … ile mağdur … … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
CMK.nın 260. maddesi gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdur vekilinin şikâyetçi olduğunu beyan edip hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdur … …’ın davaya katılmasına ve mağdur vekili Av. …’in katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükümlerin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu ve beraati kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık … ve katılan mağdur … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, sanık … hakkında fuhuş suçundan verilen mahkûmiyet ve sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinin ONANMASINA,
Sanık … hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Sanığın, oğlu olan mağdur …’in fuhuş işi yapan …’nin yanında kalmasına müsaade etmek suretiyle atılı suçu işlediği, TCK.nın 233/3. maddesinde tanımlanan suçun oluşumu için velayet hakkının bulunması zorunluluk arz etmediğinden tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık … ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın, kasten yaralama eylemi ile ilgili mağdur …’nin kendisine yapılan 13.07.2007 tarihli uzlaşma teklifini kabul etmediği anlaşılmakla, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın, torunu İbrahim’in alıkonulması ile sorumlu tuttuğu fuhuş işi ile uğraşan …’ye ilişkin eylemini haksız tahrik etkisi ile gerçekleştirip gerçekleştirmediği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık …, katılan mağdur … vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek, CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi