Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/12096 E. 2012/12177 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12096
KARAR NO : 2012/12177
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (2 kez), çocuğun basit cinsel istismarı ve kasten yaralama suçlarından …’in yapılan yargılaması sonunda; cinsel istismar suçlarının bütün halinde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.02.2012 gün ve 2010/297 Esas, 2012/75 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında hükmün açıklanmasına yer olmadığında karar verilirken, sanığın tespit edilen kimliği, yargılama sürecindeki savunmaları ve davranışlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilip hükmün başka bir fıkrasında sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün neticeten 9 ay hapis cezası olmasına rağmen, sonuç ceza iki yıldan fazla olduğu gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümde yer alan “Sonuç ceza iki yıldan fazla olduğundan CMK.nın 5728 sayılı Kanun ile değişik 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” ilişkin bölümün hükümden çıkartılarak sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğunun nitelikli cinsel istismarı suçunda kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;

Mağdurun aşmalardaki beyanlarında 6. sınıfta iken abisi ve erkek kardeşlerinin okula gittiği vakitlerde ve evde kimsenin olmadığı zamanlarda sanık babasının kendisine yönelik cinsel istismarda bulunduğunu, keza müracaatından 4 gün önce 03.05.2010 tarihinde annesinin hastanede yatan anneannesinin yanına refakatçi gittiği tarihte de fiili livata da bulunduğunu beyan etmesine karşılık, sanığında savunmalarında suçun gerçekleştiği zamanlarda mağdurenin de diğer kardeşleri ile birlikte okula gittiğini, keza son iddia edilen 03.05.2010 tarihinde de kayınvalidesinin hastanede olmayıp, eşininde refakatçi kalmadığını beyan etmesi karşısında, bu kardeşlerin mağdure ile aynı okula gidip gitmediklerinin, öğrenim saatlerinin mağdure ile aynı olup olmadığı, mağdurenin devamsızlık çizelgesi ile okula gitmemesinin nedenleri araştırılıp, yine mağdurenin 03.05.2010 günü anneannesinin hasta olması nedeniyle annesinin refakatçi kalıp kalmadığının, hastaneden refakatçi kayıtlarının getirtilip ve gerekirse anaannesinin dinlenerek bu tarihin belirlenmesi, mağdurenin arkadaşı olan İlksen’in kolluktaki ilk ifadesinde “babasının dövdüğünü söylemesi üzerine öğretmenimiz bizi revire gönderdi, revirde ağlamaya devam edince başka bir şey olup olmadığını sordum, bu seferde babasının cinsel tacizde bulunduğunu söyledi” şeklindeki beyanında olayı bu şekilde öğrendiğini, mahkemedeki ifadesinde ise “babasının daha önceden de cinsel davranışlarda bulunduğunu söylemişti, ancak ben inanmamıştım” şeklindeki beyanları arasındaki çelişki açıklattırılıp, yukarıdaki hususlar araştırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.