YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10035
KARAR NO : 2021/15806
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde sigortalı olarak geçen çalışmalarının tespitine, kayıtların düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Yargıtay …. Hukuk Dairesinin (Kapatılan) bozma ilamına uyularak hükümde belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki dava dosyası kapsamında, davacının davalı nezdinde Ekim 1997 ile Mayıs 2011 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının tespiti ile davalı Kurum kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesi isteminde bulunduğu, Mahkemece verilen ilk kararda davanın kısmen kabulü ile “davacının 01/10/1998-13/02/2007 tarihleri arasında Hakkari Valiliğinde asgari ücretle hizmet sözleşmesiyle çalıştığının tespitine,” karar verildiği, kararın sadece davalı Kurum vekili tarafından temyiz edildiği, davacının temyizinin bulunmadığı, araştırılması gereken hususlar belirtilerek Yargıtay …. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 24.04.2014 tarihli ve 2013/8029–2014/10112 E.K. sayılı ilamı ile hükmün bozulduğu, bozma kararına uyan Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; bu kez “davacının 01/01/2006-12/02/2007 tarihleri arasında davalı nezdinde 1 yıl 1 ay 12 gün asgari ücretle hizmet akdi ile çalıştığının tespitine,” karar verildiği, kararın süresi içinde davacı ve davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edildiği, Yargıtay….Hukuk Dairesinin (kapatılan) 26/09/2019 tarihli ve 2018/2234 -2019/5577 E.K. sayılı ilamı ile hükmün tekrardan davacı yararına bozulduğu, Mahkemece üçüncü ve son şekli ile kurulan hükümde davanın kısmen kabulü ile “davacının 01/10/1998 – 01/05/2011 tarihleri arasında İçişleri Bakanlığında asgari ücretle hizmet sözleşmesi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,” şeklinde karar verildiği, hükmün davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.)
Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde Yargıtay’ın temyiz eden tarafın yararına olarak verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme artık, temyiz eden tarafın önceki bozulan karara oranla daha aleyhine bir hüküm veremez. Buna da “aleyhe hüküm verme yasağı” denir.
Aksi halde usul hükümleri ile hedef tutulan istikrar zedelenir ve mahkeme kararlarına karşı güven sarsılır.
Somut olayda, mahkemece ilk olarak davacının davalı işveren nezdinde 01/10/1998-13/02/2007 tarihleri arasında asgari ücretle hizmet sözleşmesiyle çalıştığının tespitine karar verildiği, kararın davalı Kurum tarafından temyiz edildiği, Dairemiz tarafından eksik araştırmayla karar verilmesi sebebi ile kararın bozulduğu, Mahkemece en son “davacının 01/10/1998 – 01/05/2011 tarihleri arasında İçişleri Bakanlığında asgari ücretle hizmet sözleşmesi ile çalıştığının tespitine,” karar verildiği, dolayısıyla tespitine karar verilen sürenin, ilk kararı temyiz etmeyen davacı lehine, temyiz eden davalılar aleyhine olamayacağı göz önünde bulundurulmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü Hakkari Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’ne ait 11/02/2021 tarih ve 2020/120 Esas ve 2021/80 Karar sayılı hükmün 1. numaralı bendinin tamamen silinerek yerine gelmek üzere “davacının 01/10/1998 – 13/02/2007 tarihleri arasında … nezdinde asgari ücretle hizmet sözleşmesi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin isteminin reddine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.