Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2680 E. 2012/7315 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2680
KARAR NO : 2012/7315
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

Irza geçme ve … olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık … …’ın yapılan yargılaması sonunda; mağdure …’in doğum tarihinin 16.11.1989 olarak tashihine, ırza geçme eyleminin … olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğu ve mağdure soruşturma aşamasında şikayetçi olmadığından bu suçtan açılan kamu davasının düşmesine ve … olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan beraatine dair Silifke Ağır Mahkemesinden verilen 05.07.2006 gün ve 2005/179 Esas, 2006/162 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdure … ve katılan … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Tashih edilen doğum tarihine göre 16.11.1989 doğumlu olup suç tarihinde 15 yaş bitirmiş olan ve Gülnar Asliye Ceza Mahkemesinde talimatla alınan 01.12.2005 tarihli ifadesinde, müdahillik talebinin olmadığını beyan eden mağdure …’e, CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca yaşı nedeniyle görevlendirilen zorunlu vekilin CMK.nın 237 ve devamı maddeleri uyarınca kamu davasına katılmaya ve kurulan hükmü temyize … olmadığı, keza usulüne uygun olarak mağdure adına davaya katılma talebinde bulunmadığı, 05.01.2006 tarihli celsede talep olmadan usulsüz olarak verilen mağdurenin kamu davasına katılmasına ilişkin kararın, kendisine hükümleri temyiz … vermeyeceği anlaşıldığından Avukat …’in mağdure adına yaptığı temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, katılan … vekili sıfatıyla yaptığı temyizi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Oluşa uygun şekilde sanığın işlediği kabul olunan … olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve … olmayan kimseyi rızası ile kaçırıp alıkoyma suçlarının düzenlendiği 765 sayılı TCK.nun 416/son ve 430/2. maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesine göre, 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı 26.05.2005 tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı ve inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.