YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22519
KARAR NO : 2021/11521
KARAR TARİHİ : 02.12.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma
Gerekçeli karar başlığında “31.01.2010” şeklinde yazılan suç tarihinin, güveni kötüye kullanma suçu yönünden “01.02.2010”; resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden suça konu çekin icra takibine konu edildiği “11.05.2010” tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A) Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğundan; sanığın temyiz talebinin itiraz olarak kabulü ile mercisinde incelenmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
B) Sanıklar …, … ve … haklarında nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyizlerinin incelenmesinde;
Heykeltraş olan katılanın pazarlamak istediği heykeller için pazar aramak amacıyla internete verdiği ilan üzerine sanık … ile tanıştığı, daha sonra sanık … vasıtası ile kardeşi sanık … ile tanışarak nakit ihtiyacı için çekler kırdırabileceğini söylemesi üzerine, katılanın iki adet 15.000, bir adet 17.500, bir adet 16.500, bir adet 14.500 ve bir adet 1.015 TL bedelli toplam altı adet çeki kırdırıp kendisine bedelini teslim etmesi amacıyla sanıklara verdiği, söz konusu çek bedellerinin sanıklar tarafından katılana ödenmediği, ayrıca katılan tarafından verilen ve ciro edilen … şubesine ait 20924 seri numaralı 15.000 TL bedelli çekin ciro silsilesinde bulunan … ismi karalanıp sanık … tarafından tahsil için katılana karşı icra takibinde bulunulduğu, bu suretle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde katılan tarafından kırdırılması amacıyla kendilerine verilen çekleri alış amacına aykırı olarak kullanarak güveni kötüye kullanma suçunu ve 15.000 TL bedelli söz konusu çekteki ciro silsilesini bozarak katılan aleyhine icra takibinde bulunarak resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia ve kabul edildiği olayda,
1) Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükümler yönünden;
a) (Kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 13.02.2018 tarih, 2017/2923 Esas ve 2018/935 Karar sayılı bozma ilamı sonrasında suça konu 15.000.TL bedelli çekin ciro silsilesinde bulunan … isimli şahsın beyanının alınması için Trabzon 1.Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazılan talimat ekinde yer alan … İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 24.10.2018 tarihli araştırma tutanağında “tanığın bir iş ile ilgili bir haftalığına Samsun iline gittiği ve Cuma günü … ilçesine döneceğine” dair tutanak tutulmasına rağmen tanık temin edilmeden talimatın iade edildiğinin anlaşılmış olması, katılan vekilinin 11.04.2011 tarihli şikayet dilekçesinde “…suça konu çek ile ilgili olarak … 1.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1224 E. sayılı dosyasında görülmekte olan davada …/… Finans Market Şubesinin yazı cevabında çekin arkasındaki ilk cironun katılan … El Sanatları…Ltd.Şti.’ne, ikinci cironun tanık …’ya ve son cironun da … Petrol Akaryakıt Dağ.Paz. ve Tic.Ltd. Şti.’ne ait olduğu, son hamil tarafından … E5 Şubesine tahsil cirosu ile ibraz edildiği, çekin bankaya ibrazından önce sanık …’un cirosunun bulunmadığının” bildirilmiş olmasına rağmen çekteki son hamilin beyanın alınmamış olması, belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu ve suça konu çekin aldatma niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; tanık …’nın adresinin etraflıca araştırılıp temin edilmesi halinde tanık olarak beyanı alınarak sanık …’un savunmalarında geçen hususların ayrıntılı olarak sorulması, yine katılan vekilinin şikayet dilekçesinde bahsettiği çekte tahrifattan önce son hamil olarak gözüken “… Petrol Akaryakıt Dağ.Paz. ve Tic.Ltd. Şti.” yetkilisinin tespit edilmesi halinde tanık sıfatıyla suça konu çek ile ilgili ayrıntılı beyanının alınması, çekte ciro silsilesinde adı geçen şahıslarla sanıklar arasındaki hukuki ilişkilerin sorulması ayrıca bu konu ile ilgili var ise kayıt ve belgelerin de gerektiğinde araştırılıp incelenmesi, suça konu çekin duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması, yine sanık … tarafından katılanlar aleyhine başlatılan icra takip dosya aslının celbedilmesi, bilhassa icra takibinin sanık … tarafından başlatılmış olduğu gözününe alındığında diğer sanıkların sanık …’un eylemine ne surette iştirak ettiklerinin karar yerinde tartışılması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Kabule göre de;Nitelikli dolandırıcılık suçundan yapılan incelemede;
aa) Sanıkların birlikte hareket ederek, tahrif edilmiş suça konu çeki kamu kurumu olan icra dairesi aracı kılarak, bankanın maddi varlıklarından olan çekin kullanılması suretiyle menfaat temin ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d ve 158/1-f,son bentlerini ihlal ettikleri, bu nedenle TCK’nin 158/1-f. maddesi gereğince hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 3 yıldan az olamayacağı ve birden fazla kanun maddesinin aynı anda ihlal edilmiş olması nedeni ile cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik ceza tayini,
bb) Katılanlar aleyhinde yapılan icra takibi neticesinde, katılan şirketin aracına haciz konulduğu gibi kısmı tahsilatda yapıldığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılıktan tamamlanmış suç hükümleri uygulanması gerekirken, yazılı şekilde eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle TCK’nın 35. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
2) Sanıklar hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükümler yönünden;Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak, somut olayda sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri verilen resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarının mağdurunun ise katılanlar olduğu anlaşılmakta ise de; sanıkların atılı suçları farklı tarihlerde aynı mağdura karşı işlemiş oldukları anlaşılmakla, sanıklar yüklenen ve TCK’nin 155/1. maddesinde düzenlenen “güveni kötüye kullanma” suçu nedeniyle, hükümden önce 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, güveni kötüye kullanma suçu yönünden diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.