Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/9935 E. 2021/15705 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9935
KARAR NO : 2021/15705
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, yaşlılık aylığı alan davacının, davalı şirkette çalışması nedeniyle 5335 sayılı Yasa’nın 30. maddesinin tatbik edilerek yaşlılık aylığının kesilip, borç tahakkuk ettirilmesi nedeniyle, aylıklarından kesinti yapılmasına ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın tüm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 01/12/2006 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanuna tabi olarak yaşlılık aylığı bağlanan davacının, 25/07/2015 – 24/01/2017 tarihleri arasında davalı şirkete ait 1173818.48 sicil numaralı işyerinden SGDP’ye tabi çalışmalarının tespit edilmesi üzerine, 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesine istinaden davacının davalı şirketin işyerinde çalışmalarının geçtiği dönemler yönünden aylığının durdurularak kendisine 5510 sayılı Kanunun 96/a bendi kapsamında kamuda çalışılan dönemlerdeki yersiz aylıkların faizi ile birlikte 26.308,64 TL. borç çıkartıldığı, davacının 5335 sayılı Yasa’nın 30. maddesinin tatbik edilerek yaşlılık aylığının kesilip, borç tahakkuk ettirilmesi nedeniyle aylıklarından kesinti yapılmasına ilişkin işlemin iptali ile aylıklarından yapılan kesintilerin iadesini her iki davalıdan talep ettiği eldeki davada, Bölge Adliye Mahkemesince her iki davalı yönünden aylık kesme işleminin iptali isteminin reddine, aylık kesme işlemi nedeniyle ortaya çıkan yersiz ödeme tutarı ve faiz uygulamasının ise 5510 Sayılı Kanunun 96/b. Maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiğinin tespitine dair kısmen kabul kararı verilmiştir.
Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) da o hakkın sahibine aittir. (Kuru Baki/Arslan Ramazan/Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku, 22. Baskı, … 2011, s. 234; Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, … 2012, s. 530; Abdurrahim Karslı, Medeni Muhakeme Hukuku Ders Kitabı, 2. Bası, İst. 2011, s. 311- 312).
Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir.
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu (yani bir davada, davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu) tamamen maddî hukuka göre belirlenir. Bu nedenle, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur.
Sıfatın usul hukuku bakımından önemi şudur: Bir davanın tarafları o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse, Mahkeme, dava konusu hakkın esası hakkında inceleme yapıp karar veremez. Mahkeme, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddine karar verir. Bu karar, davanın mesmu olmadığına ilişkin bir karar olmayıp, yine davanın esasına ilişkin bir karardır.
Mahkemenin sıfat (husumet) yokluğunu kendiliğinden (re’sen) gözetmesi gerekir. Çünkü, sıfat yokluğu, bir def’i değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hâkim, kendisine sunulan dava malzemesinden bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden gözetir. Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu’nun 18.04.2007 gün ve 2007/5-233 E., 2007/221 K.; 04/0372009 gün ve 2009/10-34 E. 2009/104 K.; 03/02/2010 gün ve 2010/4-4 E., 4 K.; 08/02/2012 gün ve E:2011/21-789, K:2012/62 sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Husumet konusu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığından, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
Dava konusu; davalı Kurum tarafından tesis edilen 11/04/2017 tarih ve 29/03/2017 tarihli işlemlerinin iptali, iptal tarihi itibariyle emekli olduğunun tespiti, yaşlılık aylığının devamı, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi taleplerine ilişkin olduğu, bu tür davalarda, Sosyal Güvenlik Kurumu yasal hasım konumunda olup, elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumunda olduğu dikkate alındığında davalı işveren … Hizmetleri İnşaat Turizm Taşımacılık Ticari İşletmecilik İletişim Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ne husumet yönetilmesi hatalı olduğu anlaşılmakla, bu davalı yönünden davanın husumet nedeniyle reddi ile ayrı red nedenine istinaden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken anılan davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin 23/06/2020 tarihli hükmü silinerek yerine;

“A-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; … Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 14.09.2018 tarih, 2017/334 Esas ve 2018/459 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
1-Davanın davalı … Başkanlığı yönünden kısmen kabulü ile;
Aylık kesme işleminin iptali isteminin reddine,
Aylık kesme işlemi nedeniyle ortaya çıkan yersiz ödeme tutarı ve faiz uygulamasının, 5510 sayılı Kanunun 96/b. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiğinin tespitine,
2-Davalı … Hizmetleri İnşaat Turizm Taşımacılık Ticari İşletmecilik İletişim Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden davanın husumet nedeniyle reddine,
3-Davalı … Başkanlığı harçtan muaf olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça başlangıçta yatırılan peşin ve başvurma harcının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4- Davacı tarafça yapılan 570,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre takdiren 285,00 TL’sinin davalı … Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine,
5- Davalı… Hizmetleri İnşaat Turizm Taşımacılık Ticari İşletmecilik İletişim Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılan 47,40 TL yargılama giderinindavacıdan alınarak davalı…. Hizmetleri İnşaat Turizm Taşımacılık Ticari İşletmecilik İletişim Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye verilmesine,
6- 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalı … Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine,
7- Davalı … Başkanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
8- Davalı … Hizmetleri İnşaat Turizm Taşımacılık Ticari İşletmecilik İletişim Sanayi ve Ticaret A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
B-) 1- Davacı tarafça istinaf kanun yolu yargılama aşamasında karşılanan harca ilişkin 134,00 TL’nin davalı … Başkanlığı harçtan muaf olduğundan karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
2- Davacı tarafça yapılan 84,90 TL istinaf kanun yolu yargılama giderinin kabul red oranına göre takdiren 42,45 TL’sinin davalı … Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine,
3- 6100 sayılı Kanun’un 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımlarının karar kesinleştiğinde kendilerine geri verilmesine,” ibareleri yazılarak, kararın bu şekliyle DÜZELTEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, 09/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.