Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/5103 E. 2013/20697 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5103
KARAR NO : 2013/20697
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.10.2012 tarih ve 2012/107-2012/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı ve temsilcisi olduğu dönemde tahsil ettiği şirket alacaklarını kendisine mal ettiğini, bu durumun davalının müvekkiline gönderdiği ihtarname metninden de anlaşıldığını, açıklanan bedelin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin … isimli kişiden konaklama bedeli olarak 41.189,89 TL tahsil ettiğini, ancak cari hesap dolayısıyla da davacı şirketten alacaklı olduğunu, şirkete olan borçları mahsup edildiğinde müvekkilinin 85.488,69 TL alacağının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise 85.488,69 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı vekili şirketin davanın açılmasına icazet verilmesine ilişkin ortaklar kurulu kararını ibraz ettiği, bu şekilde dava açma şartındaki eksiklik giderildiği, davacının 41.189,89 TL alacağının davalı-karşı davacı …’e ait şahsi hesabına gönderildiği bu meblağın şirketin ortaklar borçlar hesabı ya da ortaklar alacaklar hesabında bir kaydının bulunmadığı, bu şekilde davalının şirket alacağını kendi tahsil edip şirkete iade etmeyerek şirket aleyhine sebepsiz zenginleştiği, davacının alacağı ancak muhasebe kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıktığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği, gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, davalı- karşı davacı Borçlu tarafından Bodrum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2005/2424 Esas sayılı takip dosyasında borca yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin asıl alacak miktarı olan 41.189,89 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karşı davanın ispatlanamadığından reddine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, takibe konu alacağın tazmini nitelikte bulunmasına, bu itibarla alacağın likit olmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.177,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, davacı-karşı davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.