Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/11028 E. 2021/15645 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11028
KARAR NO : 2021/15645
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtiliği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkeme hükmü incelendiğinde, hükmün (1) ve (2) nolu bentlerinde, “Toplam 19.023,44 TL gerçek zarar bedelinden, 9.455,78 TL’lik kısmının davalı …’dan tahsis onay tarihi olan 20/05/2008’den itibaren davalı …Ş.’ den dava tarihi olan 19/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı …. yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9.455,78 TL’lik kısmının davalı …’dan tahsis onay tarihi olan 20/05/2008’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine” dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Diğer taraftan hükmün gerekçe kısmında, “Davalı araç sürücüsüne ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve davalının kusuru oranında karayolları trafik kanunu gereği sorumlu olduğu ancak zorunlu mali sorumluluk sigortasının; “Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına, bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan mali ve hukuki sorumluluğunu belli limitler dahilinde güvence altına almak” üzere oluşturulduğu, dolayısıyla sigorta şirketinin, Kurumun rücu alacağından sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçede yazılı sorumluluk limiti ile sınırlı olacağı, bu haliyle davalı … şirketinin kurum zararının denetime elverişli aktüerya bilirkişi raporunda hesaplanan meblağ üzerinden davalı sürücü …’un kusur oranı olan %25’e tekabul eden 9.455,48 TL lik kısmından sorumlu olacağı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklinde gerekçeye yer verildiği anlaşılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, gerekçe kısmında davalı …’un %25’e tekabul eden 9.455,48 TL’lik kısımdan sorumlu olduğu belirtildiği halde hüküm kısmında toplam 19.023,44 TL gerçek zarar bedelinden sorumlu tutulması, gerek gerekçe ile hüküm gerekse de hükmün kendi içinde çelişki oluşturmasına sebebiyet vermiştir.
O hâlde, davalı … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönler incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine, 08.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.