YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5787
KARAR NO : 2013/20667
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2012 tarih ve 2011/406-2012/516 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile müdahele talebinde bulunan … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 04.02.2002 tarihinde itibaren yasal temsilcisinin bulunmadığını, anılan tarihte alınan yönetim kurulu kararına istinaden çıkarılan imza sirkülerinin yok hükmünde olduğunu, bu hususta Karaman Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/17 Esas sayılı dosyasında karar alındığını, davalının yetkili olduğunu iddia ettiği imza sirküsüne dayanak yönetim kurulu kararının ortadan kalktığını, şirketin şu anda yasal temsilcisinin bulunmadığını, mahkeme kararı ile anılan şirkette hissedar bile olmadığı tespit edilen davalılardan …’in şirketi idare edip gelirlerinden istifade ettiğini, şirketin ortağı olan davacının şirkete dahi giremediğini ileri sürerek, davalı şirkete müvekkilinin veya mahkemece uygun görülecek bir şahsın kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının yönetimindeki Klass Tarım ve Hayvancılık Tic. A.Ş.’deki borçlarına sadık kalmaması nedeniyle şirketi borca batık vaziyette davalı müvekkiline terk edip gittiğini, davacının Kübra Holding’i de aynı şekilde tabela şirketine dönüştürdüğünü, davacının şirketin et entegre tesisini çalıştıran Lider Et Ltd. Şti.’nin tesise yaptığı katkılarla ayakta kalabildiğini görünce bu davayı açtığını, tesiste halen Lider Et şirketinin kiracı olarak bulunduğunu, müvekkilinin genel kurul yapılması talebine davacı dahil diğer ortakların icabet etmediğini, şirketin genel kurulunun yapılamamış olup yönetimsiz hale geldiğini, davacının basiretsiz bir yönetici olup kayyımlık yapamayacağını, şirketi kefaleten ve muvazaalı işlemle borç altına soktuğunu, şirketin Vodafone şirketinden ve Lider Et şirketinden kira gelirinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini, dava reddedilmeyecek ise Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/17 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesine kadar şirkete davalı …’in yahut da davacı dışında uygun görülecek bir şahsın kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yargılama sürecinde taraflara kayyım hususunda anlaşmaları yönünde süre verildiği, mahkemece son celsede kayyım adayı olarak …nın tespit olunduğu, davacı tarafın aynı celse davanın neticelendirilmesini talep ettiği, davalılardan …’in kayyım tayini hususunda takdiri mahkemeye bıraktığı, müdahil Lider Et şirketinin hazır olan şahsın kayyım olarak atanması yönünde talepte bulunduğu, dosya kapsamına göre davaya konu şirketin uzun süredir genel kurul toplantısını yapamadığı, bu yönde davalılardan …’in açmış olduğu davanın red ile neticelenip Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, mevcut hali ile taraflar arasındaki ilişki, şirketin geçmişteki ve hali hazırdaki konum ve durumu dikkate alındığında davacı …’ın kayyım olarak şirkette devamının uygun olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davacı …’ın davalı Klass Tarım ve Hayvancılık Tic. A.Ş.’deki kayyımlığından azline, anılan şirkete Koray Kalkancı’nın kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile müdahale talebinde bulunan … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile müdahele talebinde bulunan … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ile müdahele talebinde bulunan … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı taraflardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.