YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10875
KARAR NO : 2012/8741
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.05.2009 gün ve 2008/1306 Esas, 2009/442 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca yaşı küçük mağdura zorunlu vekil tayin edilmemesi ve CMK.nın 236/3. madde hükmüne aykırı olarak, mağdur çocuğun dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, inceleme tarihinde mağdurun 18 yaşını ikmal etmiş olması nazara alındığında telafisi mümkün bulunmadığından, bu hususlar bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak
Mağdurun anlatımları ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın, nüfus kayıtlarına göre suç tarihinde 14 yaşında bulunan mağdur …’e “ne tür ilişkiden hoşlanırsın, senin rahatlamaya ihtiyacın var” gibi sözler söyleyerek bekar evine gitmeleri konusunda ısrarcı olup mağduru kolundan da tutması üzerine mağdurun sanığın kolunu itip kaçıp kurtulması şeklinde sabit olan eyleminin TCK.nın 103/1. maddesinde öngörülen basit cinsel istismara teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden tamamlanmış suça ilişkin hüküm kurulması,
5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinde a, b, d, e bentlerinde belirtilen haklarla (c) bendindeki kendi alt soyu dışındakiler üzerindeki haklardan yoksunluğun mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendindeki kendi alt soyu üzerindeki haklardan yoksunluğunun ise koşullu salıverilmeye kadar uygulanacağının kararda gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.