YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10596
KARAR NO : 2012/3663
KARAR TARİHİ : 29.03.2012
Irz ve namusa tasaddide bulunma suçundan sanık … ile bu suç ve sarkıntılık suçundan sanık …’un yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in eylemlerinin bütün halinde cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulü ile şikâyetten vazgeçme nedeniyle açılan kamu davasının düşmesine diğer sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine dair Geyve Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.03.2009 gün ve 2002/58 Esas, 2009/49 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … müdafi ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi:
31.07.2002 tarihli koruma kararına göre mağdurenin koruma altına alınması nedeniyle, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu vekilinin müdahale talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; 2828 sayılı Kanunun 22 ve 24. maddeleri uyarınca koruma kararının sayılan istisnalar hariç, çocuk … olana kadar devam edeceği, dosyada mevcut nüfus kaydı ile 10.10.1988 doğumlu mağdurenin hüküm tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurduğu görülmekle, onu temsil … sona eren kurumun temyiz hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, SHÇEK vekilinin temyiz talebinin CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık … müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 415. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 04.02.2002’den itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zaman aşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 29.03.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.