YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6391
KARAR NO : 2021/15852
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti ve sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aylık 3.000 TL. ücretle proje sorumlusu olarak çalışan davacının 13.02.2012 – 24.10.2013 tarihleri arasında kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitiyle sigorta primine esas gerçek kazançlarının tespitini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı ve fer’i müdahil vekilleri davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın kabulü ile;
Davacının 1119128 034 iş yeri sicil numaralı davalı yanında;
13/02/2012-30/06/2012 tarihleri arasında 137 gün ve günlük 139,80 TL
01/07/2012-31/12/2012 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 139,80 TL
01/01/2013-30/06/2013 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 139,80 TL
01/07/2013-24/10/2013 tarihleri arasında 113 gün ve günlük 139,80 TL prime esas kazanç ile çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“… İş Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli, 2018/513 Esas- 2020/25 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Feri müdahil Kurum vekili, davanın ancak yazılı delillerle ispatlanabileceği, tanık beyanlarıyla davanın kabulüne karar verilemeyeceği, davalı vekili, anlamsız ve çelişkili beyan veren … isimli tanık beyanından başka davacı lehine bir delil bulunmadığı, bu tanıkla ilgili ise Cumhuriyet Savcılığına yansımış ihtilaf bulunduğu, bu nedenlerle beyanlarının hükme esas alınamayacağı, davacının, şirketin eski ortağı olup kendi nam ve hesabına çalıştığı, aradaki ilişkinin hizmet akdi olmayıp ticari ilişkiye dayandığı, davacının kendi adına işyerinin bulunup bağkur sigortalısı olup faaliyetine 2014 Hazirana kadar devam ettiği, ücret iddiasının ancak yazılı delille ispat edilebileceği, delil olarak kabul edilen personel föyü başlıklı belgenin imzasız kaşesiz yazılı delil başlangıcı dahi olamayacak bir belge olduğu, davacının hesabına gönderilen paraların bir kısmının davalı şirketle ilgisinin dahi bulunmadığı ve sair gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddelerine göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda, davacının dava konusu dönemde 4/1-b kapsamında bağkur sigortalısı olduğu, kendi adına kayıtlı işyeri bulunduğu, kendi işyerine kira ödediği belirgin olup, aynı dönemde davalı işverene bağımlı çalışıldığı somut olarak ortaya konulamamıştır. Mahkemece öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi olup olmadığı, hizmet akdinin unsurlarıyla birlikte tartışılarak ortaya konulmalıdır.
Davacının 31.01.2012 – 17.12.2013 tarihleri arasında kendi ticari faaliyetinden kaynaklı bağkur sigortalısı olması ve 13.02.2012 – 24.10.2013 tarihleri arasında gerçek usule tabi vergi mükellefi olması karşısında mahkemece, aynı dönemde davacının sigortalı işçisinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davalının savunması kapsamında iş alınan mağazaların sorumluları dinlenilmek suretiyle davacının mağaza kurulumları sırasında aracı gibi mi, şirket çalışanı gibi mi hareket ettiği, davalıdan emir ve talimat alıp almadığı, ne iş yaptığı, yaptığı işte ne konumda olduğu, kurulumu yapılan mağaza sahipleriyle ne sıfatla görüşmeler yaptığı ve irtibat kurduğu hususları sorulmalı, davacıya bankadan gönderilen havalelerin bazı aylarda yüksek miktarlarda olması karşısında ücreti aşan kısımlarının ne amaçla gönderildiği irdelenmeli, çakışan sigortalılık süreleri yönünden, bu dönemde hangi sigorta koluna tabi olduğu 53. madde kapsamında irdelenerek tespit edilmeli, hukukumuzda çifte sigortalılığın olamayacağı gözetilmeli ve geçerli olan sigortalılık belirlenip geçersiz olan sigortalılık iptal edilerek hüküm kurulmalıdır.
O halde, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine dair karar kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.