Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/5608 E. 2012/11359 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5608
KARAR NO : 2012/11359
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklardan …, …, … ve …’nin atılı suçtan mahkûmiyetlerine diğer sanıkların atılı suçtan beraatlerine dair Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.03.2008 gün ve 2006/876 Esas, 2008/123 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılanlar vekili ve sanık … müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık … müdafii katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluş ve kabule göre; sanıklardan …, … ve …’in mağdureyi kollarından ve bacaklarından tutarak sanık …’ın kullanmakta olduğu araca zorla bindirerek kaçırdıklarının anlaşılması karşısında sanıklar hakkında eylemlerine uyan TCK.nın 109/2. maddesi uyarınca hüküm kurulmaması, keza sanıklar …, … ve …’in eyleme doğrudan fail olarak katılmaları nedeniyle haklarında TCK.nın 37. maddesinin uygulanması gerekirken, TCK.nın 39. maddesi uygulanması suretiyle sanıklara eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olup, manevi zararı kapsamadığı ve olayda da katılanların dosyaya yansıyan maddi bir zararlarınında bulunmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık … müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddelesi uyarınca BOZULMASINA, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.