YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/677
KARAR NO : 2021/15516
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
Dava, iş kazasından sigortalının sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerinin istinafa başvurması üzerine, …. Bölge Adliye Mahkemesi….Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi ….Hukuk Dairesince verilen kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içersinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 19.07.2012 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla 1.000 TL belirsiz alacak davası mahiyetinde maddi tazminat ile 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili maddi tazminat istemini yargılamanın devamında 102.601,33 TL’ye artırmıştır.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduğunu, 19.07.2012 tarihinde meydana gelen kazada müvekkili şirkete izafe edilecek herhangi bir kusurun olmadığını, müvekkili şirketin gerekli olan tüm iş güvenliği tedbirlerini aldığını, kazaya maruz kalan işçi dahil tüm işçilere gerekli iş güvenliği eğitimlerini verdiğini ve işlerinde gerekli olan tüm malzeme ve ekipmanı da işçilere teslim ettiğini, kazanın oluşumuna davacının dikkatsiz ve tedbirsiz hareketlerinin sebebiyet verdiğini, davacının iddia ettiği %54 maluliyet oranında kabul etmediklerini, zira davacının bu oranda bir iş gücü kaybı meydana gelmemiş olmakla birlikte, davacının müvekkili şirket bünyesinde uzun süre aynı işinde çalışmaya devam ettiğini belirterek, hukuki mesnetten ve hakkaniyetten uzak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“1- Davanın kısmen kabulü ile,
A) 102.601,33 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 19.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işveren konumundaki davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
B) 37.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işveren konumundaki davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,’ karar vermiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince “İlk derece mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı ve davalının istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine,” karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle İş Kazası nedeniyle müvekkilinin sol elinde 2,5 parmağının kesildiğini ve diğer parmaklarının işlevini yapamaz hale geldiğini, 2 aya yakın hastanede yattığını ve 3 kere ağır ameliyat geçirdiğini belirterek manevi tazminatın az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur raporunun oluşa uygun olmadığını tanık anlatımlarına itibar edilmediğini, hesap raporunda rücu davasında aleyhlerine hükmedilen gelirin doğru miktarının tazminattan tenzil edilmeyerek hatalı olarak maddi tazminatın belirlendiğini ve davacı lehine takdir edilen manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse de olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hâkimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hâkimin manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Somut olayda; davacı sigortalının 19.07.2012 tarihinde davalı şirkette pres makinesi operatörü usta işçi olarak çalışmaktayken, kalıp içine malzeme koyduğu sırada pistonlarda oluşan hava boşalması sonucu pres koçunun sol eline düşmesi neticesinde iş kazası geçirdiği ve Sol elde metakarpların tümünü içine alan ağır crush yaralanması, sol el 2,ve 3.parmakları metakarpal kemiklerden ampute, Sol El 1,4 ve 5. Parmaklarda metacarpal eklemde fleksiyon ve ekstansiyon: aktif pasif “0” derece olacak şekilde iş göremezliğe uğradığı ve sürekli iş göremezlik oranın gerek Kurum sağlık kurul raporunda, gerekse de Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporda %40 olarak tespit edildiği, mahkemece hükme esas alınan ve olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılan kusur raporundaki tespite göre, kazanın gerçekleşmesinde davalı işverenin %80 ve davacı işçinin %20 oranında müterafik kusurunun bulunduğunun tespit edildiği, bu bilgiler doğrultusunda davalının kusurunun ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranının fazlalığı dikkate alındığında, davacı sigortalı lehine hükmedilen 37.500 TL tutarındaki manevi tazminatın az olduğu açıktır.
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacının iş kazası neticesinde uğradığı elem ve ızdırapla orantılı olacak şekilde davacı lehine makul ve hakkaniyete uygun bir miktar manevi tazminat takdir etmekten ibarettir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesinin, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de … Bölge Adliye Mahkemesi…Hukuk Dairesine gönderilmesine, 07.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.