YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5843
KARAR NO : 2013/20672
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.03.2013 tarih ve 2012/456-2013/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Kızılay Derneği ile imzaladığı bayilik sözleşmesi uyarınca Eskişehir’de Kızılay Maden Suyunun satışı ve pazarlanması konusunda tek satıcı olduğunu, davalının maden suyunu müvekkilinin fiyatının altında satarak müvekkilinin müşterileri nezdinde itibarını sarstığını, daha önce kesinleşen 2004/189 esas, 2005/755 sayılı karar ile haksız rekabetin men’ine karar verildiğini, ancak davalının eylemlerine devam ettiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesine, 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın önceki dava tarihi olan 09.04.2004 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının emsal gösterdiği kararda müvekkilinin men edilen eyleminin başka şehirlerdeki bayilerden satın aldığı Kızılay Maden Suyunu Eskişehir’de pazarlaması olduğunu, bu defa müvekkilinin işyeri ve depolarında yapılan aramada elde edilen maden suyunu toptan satış yapan Bizim Toplu Tüketim A.Ş.’den satın aldığını ve sadece işyerinde satış yaptığını, tek satıcılık sözleşmesinin taraflarının diğer satıcı veya kullanıcıların söz konusu malları diğer kaynaklardan temin etmelerini önleyemeyeceğini, tek satıcılık sözleşmesi ile 3. kişilere yükümlülük getirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın HMK’nın 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.