Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/4570 E. 2013/20108 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4570
KARAR NO : 2013/20108
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2012 tarih ve 2011/255-2012/496 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1999 yılında ABD’ye gitmeden biriktirdiği yaklaşık 7.000 USD yi, davalı bankanın … Şubesi…nolu hesaba yatırdığını, 2008 yılı Ocak ayında Türkiye’ye döndüğünde para yatırdığı ilgili şubeye gittiğini ancak banka hesabında paranın olmadığını, merkez bankasından yapılan sorgulamada da müvekkili parası akibetine rastlanılamadığını, müvekkilinin tekrar para yatırdığı banka şubesine gittiğinde şube yetkilisinin elinden hesap cüzdanını alarak yırttığını ve müvekkilinin bankadan kovulduğunu ileri sürerek 7.000 USD’ın bankaya yatırdığı tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının belirttiği hesabın 30.04.1997 tarihinde sıfırlandığını, hesapta başka hareket mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu 7.000 USD nin davalı bankadan açılmış olan hesaplara yatırıldığına dair bir kaydın tespit edilemediği, merkez bankasına devredilmiş bir hesabın da bulunmadığını, davacı tarafça delil olarak üzerinde müşteri ve hesap nosu yazılı bir fotokopi belge örneğinin dosyaya ibraz edildiği, bunun dışında başkaca delil ibraz edilmediği gibi, banka kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde de davacıya ait TL hesabının bulunduğu ve bu hesap bakiyesinin de 30.04.1997 tarihinde sıfırlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının dava dilekçesinde iddia ettiği gibi davalı Bankaya 7000 USD civarında para yatırdığını ispatlayamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarınn reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan şirketin hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.